Selamun aleyküm kıymetli okurlarım, bugün yine çarşı pazarın nabzını tutmak için kalemimi elime aldım. Biliyorsunuz, biz bize konuşmayı, dertleşmeyi severiz. Bugünlerde gözümüz kulağımız yine uzak diyarlardan gelen haberlerde. ABD ve İran arasındaki o bitmek bilmeyen gerilim, yine piyasaların gündemine bomba gibi düştü. Dünya devleri arasındaki bu sürtüşme, sadece borsa ekranlarını değil, bizim Kapalıçarşı’daki esnafın da, evinde üç beş kuruş biriktirmeye çalışan Ayşe teyzenin de gündemini değiştiriyor. Küresel piyasalarda hisse senedi vadeli işlemleri yükselişe geçmiş olsa da, bizim insanımızın aklı fikri her zaman olduğu gibi güvenli limanında, yani sarı kızda.
Şöyle bir piyasaya baktığımızda, gram altın fiyatının 6.853,50 TL seviyelerine kadar tırmandığını görüyoruz. Bu rakamlar şaka değil, gerçekten de vatandaşın alım gücünü zorlayan seviyeler. Eskiden kenara bir çeyrek atalım derdik, şimdi o çeyrek altın 11.302,04 TL olmuş. Haliyle vatandaşın eli gitmiyor, beklemeyi tercih ediyor. Ama bir yandan da “Acaba daha da yükselir mi?” korkusu herkesin içinde bir yerlerde duruyor. ABD-İran hattındaki her bir açıklama, her bir gelişme ons altını tetikliyor, o da gelip bizim gramı vuruyor. Şu an ons altın 4.711,21 dolar seviyelerinde seyrediyor ki bu da küresel belirsizliğin en büyük kanıtı.
Dolar cephesinde de durumlar pek sakin değil. USD/TL kuru 45,2530 seviyesinde karşımıza çıkıyor. Doların bu seviyelerde olması, dışarıdan gelen her türlü maliyetin artması demek. Bizim çarşıda pazarda aldığımız domatesten, bindiğimiz otobüse kadar her şey bu rakamlara bağlı. Haliyle vatandaş, parasının değerini korumak için yine altına sarılıyor. Ama altın fiyatları da öyle bir noktaya geldi ki, artık birikim yapmak aslanın ağzında değil, midesinde. Cumhuriyet altını ise 46.492,00 TL olmuş; yani bir zamanlar bir araba peşinatı olan rakamlar şimdi bir adet altına tekabül ediyor.
Sadece altın değil, gümüş de bu aralar oldukça hareketli. Gram gümüş fiyatı 116,10 TL seviyesine gelmiş ve %3,20 gibi ciddi bir artış göstermiş. Altına gücü yetmeyen genç kardeşlerimiz, yeni evlenecek çiftlerimiz artık gümüşe mi yönelse diye düşünmüyor değil. Piyasalardaki bu oynaklık, sadece rakamlardan ibaret değil; bu rakamların arkasında bir geçim mücadelesi, bir gelecek kaygısı var. Bizim insanımız gelenekçidir, yastık altını sever. Ancak bu fiyatlarla yastık altını doldurmak her geçen gün biraz daha hayal oluyor.
Dünya siyasetindeki bu gerginlikler, büyük yatırımcılar için birer fırsat olabilir ama bizim gibi helalinden kazanıp birikim yapmaya çalışan vatandaş için sadece kafa karışıklığı demek. Euro/TL 53,3602, GBP/TL ise 61,6985 seviyelerinde geziyor. Döviz kurlarındaki bu yukarı yönlü ivme, altının ateşini daha da körüklüyor. Bizim için önemli olan, bu fırtınalı denizde gemiyi sağ salim limana yanaştırmak. Ama görünen o ki, ABD ve İran arasındaki bu satranç oyunu bitmeden piyasalara huzur gelmeyecek.
Sonuç olarak dostlar, piyasalar yanıyor desek yeridir. Rakamlar ortada, çarşının nabzı yüksek. Biz her zaman olduğu gibi temkinli olmalı, ayağımızı yorganımıza göre uzatmalıyız. Elbette burada yazdıklarım birer dost sohbeti tadındadır, asla bir yatırım tavsiyesi değildir. Herkes kendi bütçesini, kendi hesabını en iyi bilendir. Biz sadece olanı biteni, halkın diliyle anlatmaya çalışıyoruz. Rabbim herkesin kesesine bereket versin, darlık göstermesin. Bakalım önümüzdeki günler bize neler getirecek, hep beraber izleyip göreceğiz.





Leave a comment