Küresel finans piyasalarında haftanın ilk yarısı tamamlanırken, değerli metaller cephesinde belirgin bir satıcılı seyir hakimiyetini hissettiriyor. Güne zayıf bir başlangıç yapan ons altın, gün ortası itibarıyla 4.663,47 dolar seviyesine kadar çekilerek %1,10 oranında bir değer kaybı yaşadı. Bu geri çekilmenin temelinde, ABD Dolar Endeksi (DXY) ve reel faizlerdeki yukarı yönlü hareketliliğin değerli metaller üzerindeki baskısı yatıyor. Güvenli liman talebinin kısa vadeli kar realizasyonlarıyla dengelendiği bu süreçte, makroekonomik verilerin piyasa yönü üzerindeki belirleyici etkisi devam ediyor.
Yurt içi piyasalara baktığımızda, döviz kurlarındaki görece stabil seyrin ons altındaki düşüşü gram altın fiyatlarına doğrudan yansıttığını görüyoruz. Gram altın, %1,04’lük bir azalışla 6.803,89 TL seviyelerinden işlem görerek yatırımcılar için kritik bir eşiğe geldi. USD/TL kurunun 45,3857 seviyesinde dengelenmesi, ons bacağındaki volatiliteyi iç piyasada daha görünür kılıyor. Diğer taraftan, çeyrek altın 11.128,36 TL ve Cumhuriyet altını 45.761,00 TL seviyelerinden alıcı bulurken, piyasadaki likidite koşulları ve fiziki talep yakından takip ediliyor.
Gümüş tarafında ise altından ayrışan, daha dirençli bir tablo söz konusu. Gram gümüş, %0,13’lük sınırlı bir artışla 117,33 TL seviyesine yükselerek pozitif ayrışmayı sürdürüyor. Altın/gümüş rasyosundaki değişimler ve endüstriyel talep beklentileri, gümüşün altın karşısındaki görece güçlü duruşunu destekleyen unsurlar arasında yer alıyor. Platin ve paladyum gibi diğer değerli metaller de küresel sanayi üretim verilerine ve arz-talep dengesine duyarlı bir seyir izlemeye devam ederek yatırımcıların radarında kalıyor.
Makro çerçevede, reel faizlerin seyri altın fiyatları üzerindeki en büyük baskı unsuru olmaya devam ediyor. Enflasyon beklentileri ile nominal faizler arasındaki makasın daralması, faiz getirisi olmayan değerli metallerin cazibesini kısa vadede sınırlıyor. Ancak jeopolitik risklerin arka planda varlığını koruması ve merkez bankalarının rezerv biriktirme eğilimleri, düşüşlerin orta vadede sınırlı kalabileceğine dair sinyaller veriyor. Teknik açıdan önemli destek seviyelerinin test edildiği bu süreçte, piyasa oyuncuları büyük merkez bankalarının faiz patikasına dair vereceği mesajlara odaklanmış durumda.
Döviz kurlarındaki çapraz hareketler de piyasa genelindeki risk iştahını yansıtıyor. EUR/TL 53,4551 ve GBP/TL 61,7743 seviyelerinde işlem görürken, parite etkileri değerli metallerin TL bazlı fiyatlamalarında çarpan etkisi yaratıyor. Özellikle Avrupa ve İngiltere ekonomilerinden gelen veriler, doların küresel gücü üzerinde etkili olurken, bu durum dolaylı yoldan ons altının fiyat istikrarını da etkiliyor. Mert Özlenir olarak, bu seviyelerin teknik bir düzeltme mi yoksa yeni bir trend başlangıcı mı olduğunu anlamak için DXY endeksinin 104 seviyesi üzerindeki kalıcılığının izlenmesi gerektiğini düşünüyorum.
Sonuç olarak, gün ortası verileri değerli metallerde bir konsolidasyon ve güç toplama sürecine işaret ediyor. Ons altındaki %1,10’luk kayıp, küresel risk iştahındaki anlık değişimlerin bir yansıması olarak okunmalı. Yatırımcıların, özellikle reel faizlerdeki yükselişi ve tahvil getirilerini birer öncü gösterge olarak izlemesi, portföy yönetimi açısından kritik önem taşıyor. Değerli metaller piyasasında volatilite yüksek seyretmeye devam ederken, sabırlı ve veri odaklı stratejilerin önemi bir kez daha ortaya çıkıyor.





Leave a comment