Küresel finansal sistemin sinir uçları, ABD 10 yıllık tahvil faizlerindeki dalgalanmalarla test edilmeye devam ediyor. Tahvil piyasasındaki getiri arayışı, hisse senedi endeksleri üzerinde bir baskı unsuru oluştururken, yatırımcıların güvenli liman algısını da doğrudan etkiliyor. Mevcut konjonktürde, makroekonomik verilerin ötesinde jeopolitik bir satranç tahtasıyla karşı karşıyayız. ABD 10 yıllık tahvil faizleri, piyasanın enflasyon ve büyüme beklentilerini yansıtan en net ayna olma özelliğini korurken, bu verinin emtia fiyatları üzerindeki baskısı göz ardı edilemez bir gerçekliktir.
Piyasaların odak noktasında yer alan Trump ve Şi zirvesi, sadece iki dev ekonomi arasındaki ticaret dengelerini değil, aynı zamanda küresel likidite akışını da yeniden tanımlayabilir. Zirveden çıkacak mesajlar, doların küresel hakimiyeti ve korumacı politikaların geleceği açısından belirleyici olacaktır. Bu tür yüksek profilli diplomatik temaslar öncesinde piyasalarda gözlemlenen sessizlik, genellikle büyük bir kırılmanın habercisidir. Yatırımcılar, risk iştahını dengelemek adına pozisyonlarını revize ederken, gözler bir yandan da majör merkez bankalarının bu sürece vereceği tepkilere çevrilmiş durumdadır.
Emtia cephesinde ise ons altın, zirve öncesinde $4.704,44 seviyelerinde dengelenme çabası içerisinde. Yüzde 0,33’lük sınırlı bir yükseliş sergileyen kıymetli metal, jeopolitik risklerin fiyatlandığı bir ortamda dahi temkinli hareket ediyor. Altın fiyatlarının yönü, zirveden gelecek açıklamaların tonuna ve ABD tahvillerindeki getiri eğrisine doğrudan bağlıdır. Eğer zirve, ticaret savaşlarını körükleyecek bir retorikle sonuçlanırsa, güvenli liman talebinin ivme kazanması kaçınılmaz olacaktır. Aksi durumda, risk iştahındaki artış altın üzerindeki baskıyı derinleştirebilir.
Yurt içi piyasalarda ise döviz kurlarındaki yatay seyir ve ons altındaki hareketlilik, gram altın fiyatlarını 6.872,01 TL seviyesine taşımış durumda. USD/TL paritesinin 45,4410 seviyesindeki durağanlığı, iç piyasada altının daha çok küresel gelişmelere duyarlı kalmasına neden oluyor. Çeyrek altın 11.164,34 TL, Cumhuriyet altını ise 45.950,00 TL seviyelerinden işlem görerek yatırımcısının radarında kalmaya devam ediyor. Ancak, yerel fiyatlamaların küresel rüzgarlardan bağımsız hareket etmesi, mevcut makroekonomik dengeler dahilinde pek mümkün görünmemektedir.
Stratejik açıdan bakıldığında, önümüzdeki saatler piyasa volatilitesi açısından oldukça kritiktir. Trump-Şi görüşmesinin satır araları, 2026 yılının geri kalanı için küresel ticaretin ve para politikalarının rotasını çizecektir. Bu süreçte, duygusal kararlardan ziyade veriye dayalı analizlerin önemi artmaktadır. Ons altın fiyatlarındaki teknik seviyeler ve ABD tahvil faizlerindeki direnç noktaları, kısa vadeli spekülasyonlardan ziyade orta vadeli trendlerin habercisi olarak takip edilmelidir. Piyasalar, belirsizliğin ortadan kalkacağı o anı beklemektedir.




