Selamun aleyküm değerli hemşerilerim, çarşı pazarın nabzını tutan kıymetli dostlarım. Bugün küresel piyasalardan çok hareketli bir haber geldi, hemen sıcağı sıcağına sizinle paylaşmak istedim. Dünyanın gözü kulağı bir süredir ABD ve İran arasındaki diplomatik yakınlaşmadaydı. İşte bu beklenen yakınlaşma nihayet somut bir adıma dönüştü ve ABD-İran anlaşması beklentisiyle petrol fiyatlarında adeta bir deprem yaşandı. Brent ve WTI ham petrol fiyatları bir anda yüzde 5’in üzerinde sert bir düşüşle adeta çakıldı. Küresel piyasalardaki bu büyük dalgalanma, hiç şüphesiz bizim de cebimizi yakından ilgilendiriyor.
Peki, ne oldu da petrol fiyatları böyle birdenbire aşağı yönlü süzüldü? İşin aslı şu ki, İran’a yönelik yaptırımların gevşemesi ve piyasaya yeni petrol arzının girmesi ihtimali, arz-talep dengesini sarsıyor. Petrol fiyatlarının düşmesi ilk etapta akaryakıt maliyetlerinin, dolayısıyla da iğneden ipliğe her şeyin nakliye masrafının düşmesi anlamına gelebilir. Esnafımızın, çiftçimizin, asgari ücretli vatandaşımızın en büyük gider kalemlerinden biri olan akaryakıtın ucuzlaması ihtimali bile içimize su serpiyor. Ancak küresel piyasalardaki bu hareketlilik sadece petrolle sınırlı kalmıyor, dönüp dolaşıp bizim göz bebeğimiz olan altına da etki ediyor.
Bizim insanımız her zaman söyler; “Petrol akar gider ama altın her zaman parıldar.” Bugün itibarıyla canlı piyasa verilerine baktığımızda, ons altın fiyatının 4.566,66 dolar seviyelerinde işlem gördüğünü görüyoruz. Yurt içinde ise gram altın fiyatı 6.712,60 TL seviyesinde seyrederken, düğün dernek kuracakların, çeyiz hazırlığı yapanların gözdesi çeyrek altın ise 11.045,94 TL seviyesinden alıcı buluyor. Petrol fiyatlarındaki bu sert düşüşün küresel enflasyon beklentilerini bir miktar dizginlemesi beklense de, altın her dönem olduğu gibi güvenli liman olma özelliğini korumaya devam ediyor.
Küresel piyasalardaki bu büyük satranç tahtasında hamleler bitmez. Petrol fiyatlarının yüzde 5’ten fazla değer kaybetmesi, büyük merkez bankalarının faiz politikalarını ve dolayısıyla doların küresel gücünü de etkileyebilir. Şu an için USD/TL kuru 45,7258 seviyesinde yatay bir seyir izlerken, EUR/TL ise 53,5573 seviyesinde bulunuyor. Döviz kurlarındaki bu istikrarlı ama yüksek seyir, dışarıda ons altın fiyatı dalgalansa bile içeride gram ve çeyrek altın fiyatlarımızın neden yüksek kaldığını bizlere açıkça gösteriyor. Yani çarşı pazarın ateşi sadece dışarıdaki petrolle değil, içerideki döviz kuruyla da harlanıyor.
Vatandaşımızın alım gücü belliyken, birikim alışkanlıklarımızı korumak her zamankinden daha büyük bir önem taşıyor. Eskiler boşuna “ak akçe kara gün içindir” dememişler. Petrol fiyatlarındaki bu düşüşün ülkemizdeki pompa fiyatlarına ne kadar yansıyacağını zaman gösterecek. Ancak bizler her zaman olduğu gibi temkinli olmalı, bütçemizi sarsmadan birikimlerimizi korumanın yollarını aramalıyız. Unutmayalım ki, küresel piyasalardaki bu tarz ani düşüşler ve yükselişler her zaman geçici dalgalanmalardan ibarettir; aslolan uzun vadeli huzur ve güvencedir.
Sonuç olarak, ABD ve İran arasındaki bu kritik yakınlaşma küresel enerji haritasını yeniden şekillendiriyor. Petrol fiyatlarındaki yüzde 5’lik bu büyük çöküş, dünya ekonomisinde kartların yeniden dağıtılmasına yol açabilir. Bizler de Yiğit Dost olarak her zaman olduğu gibi hemşerilerimizin yanında olmaya, çarşının pazarın sesini buraya taşımaya devam edeceğiz. Altın fiyatlarındaki ve dövizdeki anlık değişimleri yakından takip ederek cebimizi korumak için uyanık olmalıyız. Herkese bereketli kazançlar, huzurlu ve sağlıklı günler dilerim.




