Türkiye’nin finansal istikrar göstergelerinden en önemlisi olan beş yıllık kredi risk primi (CDS), düşüş eğilimini sürdürerek 230 seviyesine kadar geriledi. Ülke riskindeki bu somut azalış, makroekonomik dengelenme sürecinin ve artan yabancı yatırımcı güveninin net bir yansıması olarak karşımıza çıkıyor. Risk primindeki bu gerileme, yurt içi piyasalarda Türk lirası varlıkları üzerindeki baskıyı hafifletirken, döviz kurlarında da daha sakin bir seyri beraberinde getiriyor. Nitekim güncel verilere baktığımızda USD/TL kurunun 46,1116 seviyesinde yatay bir seyir izlediğini görüyoruz. Dövizdeki bu stabilizasyon, yerel altın fiyatlarının şekillenmesinde de kritik bir rol oynuyor.
Küresel ölçekte ise değerli metaller cephesinde oldukça hareketli ve satıcılı bir gün yaşanıyor. Risk iştahının küresel bazda dalgalanması ve makro tetikleyicilerin etkisiyle ons altın fiyatı yüzde 3,25 oranında sert bir kayıpla 4.329,79 dolar seviyesine geri çekilmiş durumda. Güvenli liman talebindeki bu anlık zayıflama, reel faiz beklentileri ve DXY (Dolar Endeksi) dinamikleriyle doğrudan ilişkili. Türkiye’nin CDS oranının 230 seviyesine inmesi iç piyasada riski azaltırken, küresel altın yatırımcıları ise büyük merkez bankalarının faiz patikalarını ve küresel likidite koşullarını fiyatlamaya devam ediyor.
Ons altındaki bu sert düşüş ve dolar kurundaki dengeli duruş, yurt içi altın fiyatlarına da doğrudan yansımış durumda. Serbest piyasada gram altın yüzde 3,23 değer kaybederek 6.409,16 TL seviyesine geriledi. Benzer şekilde, yatırımcıların yakından takip ettiği çeyrek altın 10.650,95 TL’den alıcı bulurken, cumhuriyet altını ise yüzde 2,34 düşüşle 43.748,00 TL seviyesine çekildi. İç piyasadaki risk priminin düşmesi, yerel yatırımcının panik alımlarını sınırlayarak piyasadaki rasyonel fiyatlama zeminini güçlendiriyor.
Değerli metaller ailesinin daha yüksek volatiliteye sahip üyesi olan gümüşte ise kayıplar çok daha derin hissediliyor. Gram gümüş fiyatı, günlük bazda yüzde 8,23 gibi oldukça sert bir düşüş yaşayarak 100,37 TL seviyesine geriledi. Gümüşün hem endüstriyel bir metal hem de bir yatırım aracı olması, küresel büyüme endişeleri ve likidite sıkışıklığı dönemlerinde bu tarz sert düzeltmeleri beraberinde getirebiliyor. Altın/gümüş rasyosundaki bu ani değişimler, portföy çeşitlendirmesi yapan yatırımcılar için makro göstergelerin ne denli hassas takip edilmesi gerektiğini bir kez daha kanıtlıyor.
Bir değerli metaller analisti olarak vurgulamalıyım ki, Türkiye’nin CDS priminin 230 seviyesine kadar düşmesi, orta ve uzun vadede makroekonomik öngörülebilirliği artıran çok değerli bir gelişmedir. Ancak kısa vadeli fiyat hareketlerinde küresel rüzgarların yönü belirleyici olmaya devam ediyor. Reel faizlerin seyri, DXY endeksinin gücü ve jeopolitik risklerin durumu, ons altının 4.300 dolar sınırındaki mücadelesini şekillendirecektir. Yatırımcıların, iç piyasadaki bu olumlu CDS düşüşünü küresel değerli metal düzeltmeleriyle birlikte okuması ve rasyonel analiz çerçevesinden ayrılmaması önem arz ediyor.




