ABD ve İran arasındaki diplomatik temasların yeniden canlanması ve Witkoff ile Arakçi’nin İsviçre yolunda olması, küresel piyasalarda yeni bir hareketliliğin habercisidir. Ancak biz teknik analistler için bu siyasi gelişmeler sadece birer katalizördür; asıl yönü belirleyen her zaman grafikler ve fiyat hareketleridir. Şu an itibarıyla USD/TL paritesinin 46,4792 seviyesinde yatay bir seyir izlediğini görüyoruz. Bu kritik diplomatik temasın yaratacağı volatilite öncesinde, teknik seviyelere sadık kalmak ve disiplini elden bırakmamak hayati önem taşımaktadır. Grafik odaklı düşünmek, bu tarz haber akışlarında savrulmanızı engelleyecek tek kalkandır.
Grafik üzerinde incelediğimizde, USD/TL için 46,40 seviyesi çok önemli bir destek noktası olarak öne çıkıyor. Eğer bu seviyenin üzerinde kalıcılık sağlanabilirse, yukarı yönlü ana trendin korunacağını söyleyebiliriz. Ancak, İsviçre’den gelecek olumlu haber akışıyla birlikte bu desteğin kırılması durumunda satış baskısı derinleşebilir. Net bir şekilde ifade etmek gerekir ki; bu seviyenin altı risklidir. Bu seviyenin altında sarkmalar yaşandığında panik yapmadan günlük kapanışları takip etmelisiniz. Destek seviyelerinin altındaki kapanışlarda stop-loss seviyelerinizi önceden belirlemiş olmanız, sermayenizi korumanın ilk kuralıdır.
Diğer taraftan, EUR/TL paritesinde de hareketlilik göze çarpıyor. Şu an 53,3552 seviyesinde işlem gören paritede, 53,50 direnci kritik bir eşik konumundadır. Eğer alıcılar bu direnç seviyesini hacimli bir şekilde yukarı kırmayı başarırsa, yeni bir yükseliş dalgası tetiklenebilir. Ancak teknik analizde en temel kuralı unutmamak gerekir: Kırılım teyit almadan işlem yapılmaz. Direnç seviyesinin üzerinde en az iki günlük kapanış görmeden aceleci davranmak, hatalı pozisyonlar açmanıza neden olabilir. Hacimsiz yükselişlerin genellikle boğa tuzağı olduğunu aklınızdan çıkarmamalısınız.
Küresel piyasalardaki bu hareketlilik, ons altın fiyatlarında da kendisini hissettiriyor. Şu an Ons Altın fiyatının 4.155,83 dolar seviyesinde işlem gördüğünü ve %1,28 oranında bir geri çekilme yaşadığını takip ediyoruz. Bu geri çekilme, İsviçre’deki diplomatik temasların yarattığı iyimserlikle doğrudan ilişkilendirilebilir. Ons altındaki bu gevşeme, yurt içinde Gram Altın fiyatını da etkileyerek 6.205,50 TL seviyesine çekmiş durumda. Altın yatırımcıları için de teknik kırılımlar ve destek seviyeleri, bu jeopolitik haber akışında en güvenli liman olmaya devam edecektir.
Piyasalardaki bu hassas dengede “eğer-ise” senaryolarını net bir şekilde kurmalıyız. Eğer ABD-İran görüşmelerinden somut ve olumlu bir sonuç çıkarsa, gelişmekte olan ülke para birimlerinde geçici bir rahatlama görebiliriz; bu senaryoda USD/TL paritesinde 46,20 desteğine doğru bir geri çekilme beklenebilir. Eğer görüşmeler tıkanır ve gerilim tırmanırsa, paritede 46,80 ve ardından 47,10 direnç seviyeleri hızlıca test edilebilir. Her iki senaryoda da yönü tahmin etmeye çalışmak yerine, seviyelerin kırılımını beklemek en profesyonel yaklaşımdır.
Sonuç olarak, jeopolitik gelişmeler ne kadar büyük olursa olsun, teknik analiz bize her zaman objektif bir yol haritası sunar. Kendi analizlerinize ve belirlediğiniz destek-direnç noktalarına sadık kalmalısınız. Duygusal kararlardan kaçınmalı ve her pozisyonda risk yönetimi kurallarını uygulamalısınız. Unutmayın ki, piyasada fırsatlar hiçbir zaman tükenmez ancak sermayeniz tükenebilir. Her zaman söylediğim gibi; disiplinsiz işlem zarar getirir. Planınıza sadık kalın, grafiklerin sesini dinleyin ve teyit almadan yön tayin etmeye çalışmayın.




