Selamun aleyküm değerli dostlar, kahveleriniz hazırsa yine çarşının, pazarın nabzını tutmaya, cebimizi neyin yakıp neyin serinlettiğini konuşmaya geldik. Bugün takvimler 21 Haziran 2026’yı gösterirken, gözümüz kulağımız yine küresel piyasalarda. Malumunuz, dışarıda yaprak kımıldasa bizim çarşıda fırtına kopuyor. Son gelen haberlere göre, küresel ekonominin can damarı olan Brent petrol fiyatı, ABD ve İran arasındaki diplomatik yakınlaşma rüzgarlarıyla arz endişelerinin hafiflemesi sonucu 80 dolar sınırına yakın bir yerde dengelenmiş durumda. Petrolün varili 80 dolarda soluklanırken, bu durum bizim pazar tezgahlarına, dolayısıyla da mutfak enflasyonumuza doğrudan etki ediyor.
Bizim insanımız için petrol demek sadece arabaya konan yakıt demek değildir; petrolün fiyatı iğneden ipliğe, pazardaki domatesten marketteki süte kadar her şeyin nakliye maliyetini, yani etiketini belirler. Bugün dolar kuru 46,4792 TL seviyelerinde yatay bir seyir izlerken, petrolün küresel arenada sakinleşmesi en azından akaryakıt zamları konusunda belimizi biraz doğrultmamıza yardımcı olabilir. Tabii gönül ister ki bu gevşeme çarşıya pazara da hemen yansısın, vatandaşın alım gücü biraz olsun nefes alsın. Ancak piyasalar her zaman bizim beklediğimiz hızda hareket etmiyor, sabırlı olmak ve gelişmeleri yakından izlemek gerekiyor.
Gelelim benim asıl uzmanlık alanıma, yani her Türk ailesinin güvencesi, düğünlerimizin baş tacı olan altına. Küresel piyasalardaki bu yumuşama dalgası, güvenli liman arayışını biraz olsun azaltmış görünüyor. Bugün itibarıyla gram altın fiyatı yüzde 1,30’luk bir düşüşle 6.205,50 TL seviyesine gerilemiş durumda. Çeyrek altın ise yüzde 1,83 azalarak 10.279,09 TL’den alıcı buluyor. Cumhuriyet altını da bu düşüşten nasibini alarak 42.282,00 TL seviyelerine çekildi. Ons altın tarafında da 4.155,83 dolarlık bir fiyatlama söz konusu. Yani anlayacağınız, dünyadaki diplomatik yumuşama altın fiyatlarında hafif bir geri çekilmeye yol açmış durumda.
Bu arada sadece altın değil, gümüş cephesinde de hareketlilik var. Gram gümüş bugün yüzde 1,39 düşüşle 96,80 TL seviyesinde seyrediyor. Yani değerli metallerin genelinde bir soluklanma, bir geri çekilme hakim. ABD-İran diplomasisinin getirdiği bu geçici iyimserlik, emtia piyasalarını sakinleştirmiş gibi görünse de, orta ve uzun vadede enflasyonist baskıların tamamen ortadan kalktığını söylemek zor. Bizim gibi ithalata bağımlı ekonomilerde, petrolün ve dövizin her hareketi doğrudan mutfağımıza yansıdığı için bu verileri çok iyi okumamız gerekiyor.
Peki, bu düşüşler kalıcı mı yoksa geçici bir fırsat mı? ABD ve İran arasındaki bu diplomatik adımlar, piyasalardaki o gergin havayı biraz dağıttı. Ancak biz bu filmi daha önce çok izledik; küresel siyaset rüzgar gülü gibidir, bugün esen barış rüzgarları yarın yerini fırtınaya bırakabilir. İşte bu yüzden bizim insanımız geleneksel birikim alışkanlığından asla vazgeçmez. Yastık altındaki o çeyrekler, zor günlerin her zaman en sadık dostudur. Altındaki bu ufak tefek geri çekilmeler, düğün yapacaklar veya borcu olanlar için bir nebze de olsa nefes alma fırsatı sunabilir.
Her zaman söylediğim gibi, piyasayı anlık takip etmek gerekir ama panikle hareket etmek her zaman zarar getirir. Biz burada ne bir yatırım tavsiyesi veriyoruz ne de hayal satıyoruz; amacımız vatandaşın cebini korumak, çarşıdaki gerçeği sizlere aktarmak. Petrolün 80 dolar seviyesinde kalması ve altın fiyatlarındaki bu hafif gevşeme, önümüzdeki günlerde piyasaların yönünü tayin edecek en önemli unsurlar arasında yer alıyor. Gelişmeleri takip etmeye, esnafımızın ve vatandaşımızın sesi olmaya devam edeceğiz. Kalın sağlıcakla, bereketli günleriniz olsun.




