Selamün aleyküm değerli hemşerilerim, ekran başındaki kıymetli dostlarım. Bugün yine çarşı pazarın nabzını tutmak, cebimizin durumunu konuşmak için buradayım. Biliyorsunuz, biz her zaman halkın dilinden, esnafın halinden anlarız. Bugün önümüzde önemli bir ekonomi haberi var. Türkiye’nin risk primi, yani finans dünyasındaki adıyla CDS oranı 230 seviyesine kadar geriledi. Peki, bu süslü terimler bizim mutfaktaki tencereye, cüzdandaki banknota nasıl yansıyor? Gelin, Yiğit Dost üslubuyla, en sade haliyle bunu bir masaya yatıralım.
Öncelikle şu CDS meselesini çarşı diliyle anlatalım. CDS dediğimiz şey, bir ülkenin borç ödeme gücünün, yani finansal güvenilirliğinin karnesidir. Bu puan ne kadar düşerse, dışarıdan borç alırken o kadar az faiz öderiz, ülkemize güven o kadar artar. İşte bu puanın 230 seviyesine gerilemesi, Türkiye ekonomisine olan güvenin küresel piyasalarda yavaş yavaş yerine geldiğini gösteriyor. Tabii ki bu durum hemen yarın sabah pazardaki domatesin fiyatını yarı yarıya düşürmez ama uzun vadede borçlanma maliyetlerimizi azaltarak hepimizin cebine olumlu yansır.
Peki, bu sırada bizim göz bebeğimiz, birikimimizin kalesi altın ve döviz cephesinde durum ne? Canlı piyasa verilerine baktığımızda, dolar kurunun 46,8756 TL seviyesinde, avronun ise 53,7068 TL civarında gezindiğini görüyoruz. Risk primindeki bu düşüş, döviz kurlarındaki ani dalgalanmaların önüne bir nebze de olsa set çekebilir. Ancak bizim insanımız için asıl liman her zaman altındır. Hele ki düğün dernek sezonunda, çeyrek altının yeri bambaşkadır.
Bugün itibarıyla gram altın 6.185,36 TL seviyesinden işlem görüyor. Vatandaşın en çok tercih ettiği, yastık altının vazgeçilmezi çeyrek altın ise 10.131,18 TL sınırına dayanmış durumda. Cumhuriyet altını ise 41.779,00 TL seviyelerinde alıcı buluyor. Ons altının küresel piyasalarda $4.104,25 seviyesine kadar tırmanması, içeride de altın fiyatlarını diri tutmaya devam ediyor. Yani risk primimiz düşse de altın, küresel rüzgarlarla kendi yolunda gitmeyi sürdürüyor.
Bizim geleneksel yatırımcımız her zaman fiziki varlığı sever. CDS düşmüş, yabancı fonlar gelmiş derken, bizim Ayşe Teyze hala çeyreğine, Ahmet Amca hala gramına bakar. Çünkü bilirler ki altın, zor günün dostudur. Risk priminin düşmesi devletimizin ve bankalarımızın dışarıdan daha ucuza kaynak bulmasını sağlayacaktır. Bu kaynaklar üretime ve istihdama dönerse, işte o zaman vatandaşın alım gücü de gerçek anlamda rahatlar.
Her zaman söylediğim gibi, piyasaları yakından takip etmek ama heyecanla karar vermemek gerekir. Biz burada sadece durum tespiti yapıyor, çarşının nabzını size aktarıyoruz; asla bir yatırım tavsiyesi vermiyoruz. Risk primindeki bu olumlu hava umarız ki en kısa sürede esnafımızın yüzünü güldürür, tezgahları şenlendirir. Hepinize bereketli, huzurlu ve bol kazançlı günler dilerim. Sağlıcakla kalın.




