Küresel makroekonomik dengeleri değerlendirirken ilk bakılması gereken ana gösterge şüphesiz ABD 10 yıllık tahvil faizleri ve bunu takip eden küresel hisse senedi endeksleridir. Tahvil piyasasındaki nispi durulma ve endekslerin yukarı yönlü tepki verme isteği, uluslararası fonların temkinli duruştan kademeli olarak riskli varlıklara yönelmeye başladığını gösteriyor. Makro çerçevenin sunduğu bu tablo, küresel ölçekte likidite hareketlerinin yeniden ivme kazandığının ve sermayenin getiri arayışına girdiğinin somut bir kanıtıdır.
Sektörel bazda incelediğimizde, küresel endekslerin sürükleyici gücü olan çip hisseleri üzerindeki satış baskısının sona erdiği ve belirgin bir toparlanma sürecinin başladığı görülüyor. Yarı iletken üreticilerinin hisselerinde yaşanan bu yukarı yönlü ivme, yalnızca teknoloji sektörünü değil, genel borsa endekslerini de yukarı çekiyor. Çip sektöründeki toparlanma, yatırımcıların büyüme odaklı şirketlere olan inancını tazelerken, piyasa genelinde hakim olan risk iştahının en önemli yakıtı haline gelmiş durumdadır.
Risk iştahının güçlenmesiyle birlikte, geleneksel piyasalardaki pozitif havanın alternatif varlık sınıflarına sirayet etmesi kaçınılmaz bir sonuç olarak karşımıza çıkıyor. Nitekim dijital varlık piyasasının amiral gemisi konumundaki Bitcoin, artan sermaye girişlerinin etkisiyle 66 bin dolar seviyesini aşmış bulunuyor. Bitcoin’in 66 bin dolar sınırını geride bırakması, yatırımcıların yüksek volatiliteye sahip enstrümanlara karşı duyduğu iştahın yeniden üst seviyeye ulaştığını açıkça göstermektedir.
Küresel piyasalardaki bu geniş çaplı risk arayışı, emtia ve döviz piyasalarındaki dengeleri de doğrudan etkilemektedir. Anlık verilere göre ons altın 4.053,21 dolar seviyesinde işlem görürken, yurt içinde USD/TL kuru 47,3794 seviyesinde yatay bir görünüm sergilemektedir. Güvenli liman talebinin bir miktar törpülenerek riskli varlıklara kayması, küresel finansal sistemde fon akışlarının yön değiştirdiğini teyit eder niteliktedir.
Özetle, küresel sermaye hareketleri teknoloji sektöründeki iyileşme ve dijital varlıklara olan talep artışıyla şekillenmeye devam ediyor. Çip hisseleri öncülüğünde başlayan ve Bitcoin fiyatlamasıyla perçinlenen bu süreç, piyasalarda risk iştahının korunabileceğine işaret ediyor. Ancak ABD tahvil faizlerindeki olası dalgalanmalar ve küresel likidite koşulları, stratejik pozisyonlanmalar açısından yakından izlenmesi gereken temel unsurlar olmaya devam edecektir.




