Küresel piyasalar, jeopolitik risklerin gölgesinde oldukça hassas bir dengede seyretmeye devam ediyor. Küresel ölçekte artan Orta Doğu gerilimleri, Körfez bölgesinden gelen yüksek ihracat rakamlarına rağmen Brent petrol fiyatlarını 90 dolar seviyesinin üzerinde tutmayı sürdürüyor. Enerji maliyetlerindeki bu yukarı yönlü baskı, sadece emtia kanadını değil, aynı zamanda küresel enflasyon beklentilerini ve güvenli liman talebini de doğrudan etkileyen kritik bir makro tetikleyici olarak karşımıza çıkıyor.
Enerji fiyatlarındaki yükselişler, genellikle küresel enflasyon endişelerini canlı tutarak merkez bankalarının faiz politikaları üzerindeki baskıyı artırır. Piyasa oyuncuları bir yandan DXY ve reel faizlerdeki hareketleri takip ederken, diğer yandan jeopolitik risklerin yarattığı belirsizlik ortamına karşı korunma arayışına giriyor. Körfez arzındaki artışın dahi fiyatları dizginlemeye yetmemesi, piyasadaki jeopolitik risk priminin ne kadar güçlü olduğunu açıkça gösteriyor.
Değerli metaller cephesine baktığımızda ise petrol fiyatlarındaki jeopolitik primin yanı sıra teknik hareketlerin de etkili olduğunu gözlemliyoruz. Güncel piyasa verilerine göre ons altın $4.040,91 seviyesinde işlem görürken günlük bazda yüzde 1,53 oranında bir geri çekilme kaydediyor. Benzer şekilde endüstriyel ve değerli metal niteliği taşıyan gram gümüş de yüzde 2,07’lik bir düşüşle 88,16 TL seviyelerinde seyrediyor. Jeopolitik gerilimler güvenli liman talebini desteklese de küresel faiz eksenindeki gelişmeler fiyatlamaları dengelemeye çalışıyor.
İç piyasada döviz kurlarındaki seyir ve emtia fiyatları da yakından izleniyor. USD/TL kuru 47,5311 seviyesinde yer alırken, Euro/TL 54,6444 ve Sterlin/TL 63,8377 seviyelerinde işlem görüyor. Ons tarafındaki geri çekilmeyle birlikte gram altın fiyatı 6.174,38 TL seviyesine gerilemiş durumda. Fiziki altın tarafında ise çeyrek altın 10.055,40 TL, cumhuriyet altını ise 41.412,00 TL seviyelerinden alıcı buluyor.
Sonuç olarak, Brent petrolün 90 dolar üzerindeki kalıcılığı, Orta Doğu merkezli jeopolitik gelişmeler çözüme kavuşmadıkça küresel piyasalarda risk unsuru olmaya devam edecek. Reel faizler, dolar endeksi ve enerji kaynaklı enflasyon baskıları önümüzdeki dönemde emtia piyasalarının yönünü belirleyen ana unsurlar olarak öne çıkıyor. Yatırımcıların volatiliteden korunmak adına jeopolitik başlıkları ve makro verileri eş zamanlı takip etmesi büyük önem taşıyor.




