Piyasalarda Orta Doğu bilinmezliği nedeniyle risk iştahının belirgin şekilde sınırlandığı ve fiyatlamaların dar bantlara sıkıştığı bir süreçten geçiyoruz. Jeopolitik gerilimlerin yarattığı belirsizlik dalgası varlık fiyatları üzerinde baskı kurarken, biz teknik analiz tarafında duygulardan tamamen arınmış biçimde doğrudan ekrandaki grafiğe bakmak zorundayız. Piyasa katılımcılarının kararsızlığı, trend çizgilerinin sıkışmasına ve işlem hacimlerinin kritik eşiklerde toplanmasına yol açıyor. Güncel piyasa verilerini incelediğimizde USD/TL 47,5656, EUR/TL 54,7893 ve GBP/TL 63,9543 seviyelerinde yatay ve temkinli bir dengelenme çabası gözlemliyoruz. Risk iştahının zayıf olduğu bu dönemlerde teknik grafiklerin sunduğu disiplinden sapmak, sermayeyi doğrudan riske atmak anlamına gelir.
Teknik boyutta, grafiklerdeki daralan üçgen formasyonları ve yatay seyir bize net bir mesaj vermektedir: Piyasa yön arayışı içerisindedir ve volatilite patlaması yakındır. Orta Doğu kaynaklı haber akışlarının yarattığı gürültüye odaklanmak yerine, grafik üzerindeki ana destek ve direnç kırılımlarını takip etmek en rasyonel yaklaşımdır. Yükseliş yönlü sürdürülebilir bir ivmenin başlayabilmesi için direnç seviyelerinin yüksek hacim eşliğinde yukarı yönlü geçilmesi şarttır. Grafik üzerinde sadece bir mum kapanışı görmek kesinlikle yeterli değildir; hacim teyidi olmayan her hareket ciddi bir boğa tuzağı riski taşır. Unutulmamalıdır ki, kırılım teyit almadan işlem yapılmaz. Disiplinli bir yatırımcı, teyit mekanizması çalışmadan pozisyon açmaz ve piyasayla inatlaşmaz.
Güvenli liman arayışının piyasa üzerindeki yansımasını emtia tarafında da net bir şekilde takip ediyoruz. Ons Altın $4.065,89 seviyesinde tutunma mücadelesi verirken, iç piyasada Gram Altın 6.217,08 TL ve Gram Gümüş 90,23 TL seviyelerinden işlem görüyor. Altın ve gümüş tarafındaki bu teknik sıkışma, küresel risk iştahının kapalı olmasından beslenmektedir. Ancak emtia cephesinde de ana destek seviyelerinin korunması hayati önem taşır. Grafikte belirttiğimiz destek bölgelerinin aşağı yönlü ihlal edilmesi durumunda kâr satışları hızla derinleşebilir. Bu noktada net ve tegas bir dille uyarıyorum: Bu seviyenin altı risklidir. Belirlenen stop-loss seviyelerine sadık kalınmadığı takdirde, ters pozisyonda kalmanın getireceği maliyet son derece ağır olacaktır.
Gelelim teknik analizin temelini oluşturan “eğer-ise” senaryolarımıza. Eğer piyasadaki bu risk iştahı düşüklüğü devam eder ve teknik direnç seviyeleri hacimli alımlarla kırılamazsa, fiyatların alt bant desteklerine doğru geri çekilmesi kaçınılmaz bir hal alacaktır. İkinci senaryoda, eğer piyasaya güçlü bir alım hacmi girer ve kritik direnç bölgeleri hacimli mumlarla aşılırsa, yeni bir yukarı trendin başladığını teyit edebiliriz. Ancak mevcut tabloda hacimsiz yükseliş denemelerine karşı son derece ihtiyatlı yaklaşılması gerektiğini tekrar hatırlatıyorum. Disiplinsiz işlem zarar getirir. Risk yönetimini ve sermaye koruma kurallarını göz ardı eden yaklaşımların bu tarz belirsiz piyasa koşullarında başarı şansı yoktur.
Sonuç olarak, Orta Doğu bilinmezliğinin yarattığı bu baskılı atmosferde, grafik merkezli düşünmek yegâne yol haritamızdır. Döviz ve emtia cephesinde stop seviyelerini milimetrik olarak belirlemeden, risk/ödül oranını hesaplamadan piyasaya girmemek gerekir. Trendin yönü netleşene ve hacimli kırılım gerçekleşene kadar sabırla beklemek, rastgele pozisyon açmaktan çok daha kazançlıdır. Teknik analiz disiplinini elden bırakmadan, sadece onaylanmış formasyonları ve hacim teyitlerini takip etmeye devam edeceğiz.




