Ben Eray Yıldırım. Piyasada 40 trilyon dolarlık kamu borcu mu yoksa Fed politikaları mı piyasayı yönetiyor sorusu tartışılıyor. Ancak bir teknik analiz uzmanı olarak beni temel makro hikâyeler değil, ekrandaki grafikler ilgilendirir. Grafiğin teyit etmediği hiçbir hikâyeye prim vermem. Bu devasa borç tartışmaları ve Fed beklentileri teknik tabloda kararsızlık olarak karşımıza çıkıyor.
Şu an canlı piyasa verilerine baktığımızda USD/TL paritesi 47,5633 seviyesinden işlem görüyor. Fiyatın dar bir bantta sıkışması, disiplinsiz yatırımcı için ciddi tuzaklar barındırır. Eğer 47,50 ana destek seviyesi aşağı yönlü kırılırsa, stop-loss mekanizmalarının çalışmasıyla satış baskısı hızlanabilir. Bu seviyenin altı risklidir.
Yukarı yönlü bir hareketten söz edebilmemiz için direnç bölgelerinin hacimli bir şekilde geçilmesi şarttır. Eğer fiyat 47,80 direncini hacim desteğiyle aşar ve üzerinde tutunabilirse yükseliş trendi ivme kazanır. Ancak aceleci davranıp formasyon tamamlanmadan pozisyon almak büyük hatadır. Kırılım teyit almadan işlem yapılmaz.
İndikatörler tarafında RSI ve MACD seviyeleri aşırı kararsız bir tablo sergiliyor. Piyasadaki 40 trilyon dolarlık borç baskısının yarattığı bu belirsizlik ortamında indikatör sapmalarına karşı uyanık olmalısınız. Grafikte net bir yön kırılımı görmeden yapılan her hamle risk priminizi artırır. Disiplinsiz işlem zarar getirir.
Sonuç olarak, piyasayı Fed’in mi yoksa kamu borcunun mu yönettiği sorusu teknik seviyelerin gerisinde kalır. Disiplinli bir tüccar olarak sizin göreviniz hikâye satın almak değil, destek ve direnç çizgilerine sadık kalmaktır. Belirlediğiniz stop seviyelerine uyarak riskinizi yönetin ve grafik teyidi gelmeden oyuna girmeyin.




