Küresel piyasalarda sermaye akışlarının yönünü anlamak için öncelikle borçlanma maliyetlerine ve ABD 10 yıllık tahvil faizi seviyelerine bakmak gerekir. Tahvil getirilerindeki değişimler, endekslerden emtia piyasasına kadar tüm varlık sınıflarında risk algısını doğrudan şekillendirmektedir. Küresel likiditenin yeniden fiyatlandığı bu ortamda, piyasa katılımcılarının disiplinli bir stratejiyle teknik seviyeleri izlemesi kaçınılmazdır.
Dolar bazlı varlıkların seyri ve döviz piyasalarındaki dengeler, emtia grubu üzerindeki baskının yönünü belirleyen temel faktörler arasındadır. Mevcut finansal iklimde USD/TL kuru 47,76 seviyelerinde dengelenirken, enerji piyasalarında teknik desteklerin ne ölçüde çalışacağı merak konusu olmaya devam etmektedir. Makroekonomik görünümün belirsizliğini koruduğu dönemlerde, kritik teknik ortalamalar piyasa yönü için rehber niteliği taşır.
Enerji kanadına odaklandığımızda, teknik tablonun sunduğu sinyaller piyasa yapısını okumak açısından son derece belirleyicidir. Yayınlanan analizlere göre, WTI ham petrol fiyatında yükseliş eğilimi devam ederken alıcılar 21 günlük basit hareketli ortalamayı (SMA) kararlılıkla savunmaktadır. Bu seviyenin altına sarkılmaması, piyasadaki kısa vadeli iyimserliğin henüz bozulmadığını göstermektedir.
Hareketli ortalamaların korunması, teknik odaklı kurumsal yatırımcıların piyasaya müdahale ettiğine işaret eder. 21 günlük SMA seviyesine yönelik her geri çekilmenin alımlarla karşılanması, alıcıların kontrolü elde tutma arzusunu teyit etmektedir. Yükseliş trendinin ivme kaybetmeden sürmesi için söz konusu hareketli ortalamanın üzerinde kalıcı fiyatlamaların gerçekleşmesi beklenmektedir.
Sonuç olarak, küresel emtia piyasasında teknik seviyelerin dinamikleri ön planda kalmaya devam ediyor. Macro değişkenler ve tahvil piyasasındaki dengeler izlenirken, WTI petrol tarafında 21 günlük ortalamanın savunulup savunulamayacağı piyasanın bir sonraki kırılma noktasını netleştirecektir.




