Piyasa ekranlarına yansıyan manşetler her zaman gerçeğin tamamını anlatmaz; teknik analist olarak bizler tabeladaki coşkuya değil, grafiğin sunduğu teyitlere bakarız. Türkiye’nin risk primi 6,5 ayın en düşük seviyesinde seyrederken piyasalarda genel bir rahatlama havası esiyor olabilir. Ancak ekranın karşısına geçip fiyat hareketine baktığımızda, bu tip makro başlıkların grafik üzerindeki teknik yansımasını ölçmeden pozisyon açmanın büyük bir hata olduğunu hatırlatmak zorundayım. Şu an USD/TL paritesi 49,0139 seviyesinde yatay ve hafif primli işlem görüyor. Risk primindeki geri çekilme önemli bir teknik sinyal olsa da grafikte net bir dönüş ya da kırılım görmeden ezbere hamle yapamazsınız.
Grafik üzerinde oluşturduğumuz ana projeksiyonlara baktığımızda, risk göstergelerinin 6,5 ayın dip seviyelerine inmesi Türk lirası üzerindeki baskıyı teorik olarak hafifletir; ancak fiyat her zaman kendi desteğini ve direncini arar. Eğer paritede teknik bir rahatlama ve aşağı yönlü bir düzeltme dalgası göreceksek, bunun ilk şartı fiyatın belirli direnç bantlarından ret yemesi ve hacimli satış mumlarıyla destekleri kırmasıdır. USD/TL 49,0139 seviyesinde dengelenirken, yukarı yönlü sıkışma formasyonunun henüz net bir satış yönlü kırılım üretmediğini görüyoruz. Bu nedenle haberi satın alıp körü körüne işlem açmak yerine, destek seviyelerinin test edilmesini beklemek şarttır.
Teknik analizde temel kuralımız nettir: Kırılım teyit almadan işlem yapılmaz. Risk priminin 6,5 ayın en düşük bandına inmiş olması tek başına yeterli bir satış sinyali üretmez. Eğer grafik üzerinde ana trend çizgisinin altına sarkan ve kapanışla teyit edilen bir bar görmüyorsak, mevcut yukarı yönlü ana trendin devam ettiğini kabul ederiz. Eğer 49,00 eşiğinin altında kalıcı mum kapanışları başlarsa, o zaman kısa vadeli destek seviyelerine doğru bir gevşeme senaryosu masaya gelir. Fakat eğer bu seviyenin üzerinde kalıcılık sürerse, risk primindeki düşüşe rağmen paritenin yatay-yukarı yapısını koruması kaçınılmazdır. Belirlediğimiz kritik destek eşiklerinin altı kısa vadeli pozisyonlar için son derece risklidir ve bu seviyenin altı risklidir uyarısını dikkate almayan yatırımcı terste kalmaya mahkumdur.
Piyasada hacim analizi yapmadan atılan her adım kumar oynamaktan farksızdır. Risk göstergeleri dip seviyeleri test ederken döviz sepetinde oluşan hacim hareketlerini dikkatle izlemelisiniz. Hacimsiz geri çekilmeler çoğunlukla birer boğa tuzağı ya da kar realizasyonu olarak kalır. Eğer fiyatta aşağı yönlü hacimli bir kırılım mumu oluşmuyorsa, panikle ya da aşırı özgüvenle yön tayin etmeye çalışmamalısınız. Stop seviyenizi belirlemeden, risk-getiri oranınızı hesaplamadan ve grafik teyidi almadan ekran başında düğmeye basmak teknik analizin ruhuna aykırıdır. Piyasa kimsenin duygularıyla ilgilenmez; yalnızca arz ve talep seviyelerine saygı duyar.
Sonuç olarak, 6,5 ayın en düşük seviyesine gerileyen risk primi tablosu teknik olarak pozitif bir atmosfer oluştursa da, bizler emirlerimizi duygulara göre değil, destek ve direnç çizgilerine göre veririz. Paritede 49,0139 civarındaki fiyatlama bize sabırlı olmamız gerektiğini açıkça gösteriyor. Pozisyonlarınızı stop kurallarına sadık kalarak yönetin, belirlenen direnç bölgelerine yaklaşıldığında temkini elden bırakmayın ve unutmayın ki disiplinsiz işlem zarar getirir.




