Piyasada haber akışına kapılıp grafik disiplinini unutanlar her zaman kaybetmeye mahkûmdur. İngiltere cephesinden gelen sürpriz büyüme verisine rağmen Euro’nun Sterlin karşısındaki üstünlüğünü ve güçlü duruşunu koruması, fiyat hareketinin temel hikâyelerden önce geldiğini bize bir kez daha gösteriyor. Bir veri ne kadar olumlu açıklanırsa açıklansın, grafik teyit vermiyorsa o harekete güvenilmez.
Eğer bir para birimi karşısındaki rakibinden gelen güçlü ekonomik verilere rağmen geri çekilmiyorsa, teknik açıdan arka planda alıcıların sahada kaldığını ve direnç gösterdiğini kabul etmek gerekir. Euro’nun Sterlin karşısında üstünlüğünü muhafaza etmesi, satıcıların yeterli baskıyı kuramadığına işaret ediyor. Ancak bu durum körü körüne alım yapmak anlamına gelmez. Çünkü kırılım teyit almadan işlem yapılmaz.
Canlı piyasa tarafına baktığımızda, çapraz hareketlerin iç piyasaya yansıması da dikkat çekici. Güncel verilere göre EUR/TL 55,6149 seviyesinde yüzde 0,82 primle işlem görürken, GBP/TL ise 65,7658 seviyesinde yüzde 0,85 artış kaydediyor. Bu rakamlar, döviz piyasalarında iki majör para biriminin de TL karşısında değer kazandığını, ancak çaprazdaki çekişmenin henüz tam anlamıyla Sterlin lehine dönmediğini gösteriyor.
Teknik senaryolarımızı netleştirelim. Eğer Euro mevcut güçlü duruşunu korur ve belirlenen ara direnç seviyelerini hacimli bir şekilde aşarsa, yukarı yönlü trendin devamı teknik olarak masada kalacaktır. Eğer gelen büyüme verisinin etkisiyle Sterlin tarafında gecikmeli bir alım dalgası başlar ve parite kritik desteğin altına kayarsa, satış baskısı hızlanabilir. Çok net ifade ediyorum: Bu seviyenin altı risklidir.
Grafik ekranının karşısına geçtiğinizde duygularınızı bir kenara bırakmak zorundasınız. Temel veriler piyasaya sadece anlık volatilite getirir, asıl yönü ise her zaman teknik seviyeler belirler. Stop seviyenizi koymadan, direnç ve destek temaslarını beklemeden açtığınız her pozisyon sermayenizi tüketir. Açık ve net söylemek zorundayım: Disiplinsiz işlem zarar getirir.




