Küresel piyasalarda doların gücü hissedilmeye devam ederken, Euro cephesinde kan kaybı sürüyor. Brown Brothers Harriman (BBH) tarafından paylaşılan son analizler, Euro’nun ABD Doları karşısında 1,1400 seviyesine doğru sürüklendiğini gösteriyor. Ben Mert Aykut, Döviz Haber köşemizde bugün bu kritik geri çekilmenin hem küresel pariteye hem de iç piyasadaki yansımalarına mercek tutuyorum. Dolar endeksindeki (DXY) toparlanma eğilimi, majör para birimleri üzerinde baskı kurmaya devam ediyor.
BBH analistlerinin işaret ettiği 1,1400 seviyesi, parite için psikolojik ve teknik açıdan son derece kritik bir eşik olarak öne çıkıyor. Euro’nun bu seviyeye doğru gerilemesi, Avrupa bölgesindeki ekonomik durgunluk sinyalleri ve merkez bankalarının faiz politikalarındaki makas farkıyla doğrudan bağlantılı. Küresel piyasalarda artan politik gerilimler ve makroekonomik belirsizlikler, fonların güvenli liman olarak görülen ABD Doları’na kaymasına neden oluyor. Bu durum, Euro/Dolar paritesinde aşağı yönlü baskıyı daha da derinleştiriyor.
Gelelim bu tablonun iç piyasadaki doğrudan yansımalarına. Güncel canlı verilere baktığımızda USD/TL kuru 46,2874 seviyesinde yüzde 0,15 artışla işlem görürken, EUR/TL ise 53,6017 seviyesine gerileyerek yüzde 0,16 değer kaybetmiş durumda. Küresel paritedeki düşüş, içeride Euro’nun TL karşısında da ivme kaybetmesine yol açıyor. Doların küresel çapta değer kazanması iç piyasada USD/TL’yi yukarı taşırken, Euro/TL’deki düşüş parite etkisini net bir şekilde ortaya koyuyor.
Türkiye gibi dış açık veren ve ithalata bağımlı olan gelişmekte olan ülkeler için paritenin yönü hayati önem taşır. İhracatımızın büyük bölümünü Euro bölgesiyle yaparken, ithalatımızı ve borç ödemelerimizi ağırlıklı olarak Dolar üzerinden gerçekleştiriyoruz. Dolayısıyla, Euro’nun Dolar karşısında 1,1400 seviyesine gerilemesi, dış ticaret dengemiz üzerinde ek bir baskı unsuru oluşturabilir. Bu makroekonomik gerçeklik, iç piyasadaki döviz talebini, şirketlerin risk yönetim stratejilerini ve enflasyon beklentilerini de doğrudan etkileyen pratik bir unsurdur.
Diğer taraftan, piyasalardaki bu genel görünüm alternatif yatırım araçlarında da hissediliyor. İngiliz Sterlini tarafında GBP/TL 62,1538 seviyesinde yüzde 0,10 düşüşle seyrederken, güvenli liman altın fiyatlarında hareketlilik sürüyor. Gram Altın 6.277,08 TL seviyesinden işlem görüyor ve Ons Altın ise 4.219,65 dolar seviyesinde bulunuyor. Doların küresel hakimiyeti, emtia ve diğer para birimleri üzerinde dalgalanma yaratmaya devam edecek gibi görünüyor.
Piyasalardaki bu genel görünüm, küresel likidite koşullarının da sıkılaştığına işaret ediyor. Dolar endeksinin (DXY) gücünü koruması, gelişmekte olan ülke para birimlerinin tamamında benzer bir baskı mekanizması kuruyor. Yatırımcıların portföy dağılımlarında daha temkinli hareket ettiği bu dönemde, paritelerdeki sert dalgalanmalar ithalatçı ve ihracatçı firmaların hedging (riskten korunma) işlemlerine yönelmesini zorunlu kılıyor. Bu süreçte iç piyasada döviz likiditesinin takibi büyük önem arz edecektir.
Kısa vadeli senaryolarımıza bakacak olursak; Euro/Dolar paritesinin 1,1400 desteğini aşağı yönlü kırması durumunda, EUR/TL üzerindeki baskının daha da belirginleştiğini görebiliriz. Ancak bu seviyeden gelebilecek olası bir tepki alımı, pariteye nefes aldıracaktır. Yatırımcıların küresel veri akışını ve merkez bankası açıklamalarını yakından takip etmesi gerekiyor. Her zaman olduğu gibi, bu analizlerin kişisel birer piyasa okuması olduğunu ve kesinlikle yatırım tavsiyesi taşımadığını belirtmek isterim.




