Global piyasalarda hareketlilik sürerken, Euro cephesinde teknik sinyaller kritik bir dönemece işaret ediyor. FOREX.com kaynaklı teknik analizlere göre, EUR/USD paritesindeki son toparlanma dalgası, daha önce güçlü bir destek olarak çalışan ancak şimdi direnç konumuna geçen kritik bir seviyeye çarptı. Bu teknik sıkışma, yurt içinde de doğrudan yankı buluyor. Döviz piyasaları uzmanınız Mert Aykut olarak, bu teknik kırılımın yerel piyasalardaki yansımalarını sıcağı sıcağına ele alıyorum. Bugün itibarıyla canlı piyasa verilerinde EUR/TL paritesinin 53,6017 seviyesinde hafif bir düşüşle (%-0,16) işlem gördüğünü, USD/TL kurunun ise 46,2874 seviyesinde (%0,15) yatay-pozitif bir seyir izlediğini görüyoruz.
Teknik analizde sıkça karşılaştığımız “eski destek yeni direnç olur” kuralı, EUR/USD paritesinin önündeki en büyük engel olarak duruyor. Paritenin bu seviyeyi aşmakta zorlanması, Euro üzerindeki satış baskısını artırabilir. Küresel piyasalarda DXY endeksinin gücünü koruma çabası ve Avrupa ekonomisindeki büyüme endişeleri, Euro’nun elini zayıflatıyor. Eğer bu direnç bölgesi geçilemezse, paritede aşağı yönlü baskının yeniden hız kazanması şaşırtıcı olmayacaktır. Bu durum, küresel fon akışlarını ve dolayısıyla gelişmekte olan piyasaları da yakından ilgilendiriyor.
Makroekonomik çerçeveden baktığımızda, Türkiye gibi dış açık veren ülkeler için parite hareketleri hayati önem taşır. Euro/Dolar paritesinin zayıf seyretmesi, ihracatımızın büyük kısmını Euro, ithalatımızı ise Dolar cinsinden yaptığımız düşünüldüğünde dış ticaret dengemiz üzerinde ek bir baskı unsuru oluşturabilir. Politik gerilimler ve küresel ticaret savaşları gibi makro riskler de bu süreci tetikleyen diğer unsurlar arasında yer alıyor. Dolayısıyla, EUR/USD paritesinin bu direnç seviyesindeki mücadelesi sadece teknik bir grafik hareketinden ibaret değil, reel sektör için de kritik bir göstergedir.
Yurt içi piyasalara döndüğümüzde, EUR/TL kurunun 53,6017 seviyesindeki seyri, küresel parite baskısının bir yansıması olarak okunabilir. Euro’nun küresel ölçekte direnç seviyesini aşamaması, içeride de TL karşısındaki yükseliş ivmesini sınırlıyor. İhracatçılarımız için Euro’nun değer kazanması olumlu bir senaryo olsa da, teknik engeller bu beklentiyi şu an için frenliyor. Önümüzdeki günlerde paritenin bu direnci kırıp kıramayacağı, içerideki Euro fiyatlamalarının yönünü tayin edecek en önemli unsur olacaktır.
Diğer taraftan, USD/TL kurunun 46,2874 seviyesindeki dirençli duruşu dikkat çekiyor. Doların küresel piyasalarda güçlü kalmaya devam etmesi, içeride de kurun yukarı yönlü eğilimini destekliyor. DXY endeksindeki olası bir yukarı yönlü hareket, içeride Dolar kurunu daha da hareketlendirebilir. Bu süreçte, merkez bankalarının faiz kararları ve enflasyon verileri yakından takip edilmelidir. Yatırımcıların bu aşamada agresif pozisyonlar almak yerine, net seviyeleri ve kırılmaları beklemesi daha sağlıklı bir strateji olabilir.
Alternatif yatırım araçlarına baktığımızda ise altın piyasasındaki hareketlilik göze çarpıyor. Küresel belirsizlikler ve paritelerdeki sıkışma, güvenli liman talebini canlı tutuyor. Şu an itibarıyla Ons Altın 4.219,65 dolar seviyesinde (%0,16) işlem görürken, yurt içinde Gram Altın fiyatı 6.277,08 TL (%0,31) seviyelerinde seyrediyor. Döviz piyasalarındaki bu kararsız seyir, altın fiyatlarını desteklemeye devam edebilir. Ancak döviz kurlarındaki oynaklığın altın fiyatları üzerindeki çarpan etkisini de unutmamak gerekiyor.
Sonuç olarak, EUR/USD paritesinin karşılaştığı bu kritik direnç seviyesi, önümüzdeki haftaların piyasa yönünü belirleyecek anahtar bir role sahip. Euro’nun bu engeli aşamaması durumunda, küresel piyasalarda Dolar hakimiyeti pekişebilir ve bu da gelişmekte olan ülke para birimleri üzerinde baskı yaratabilir. Yatırımcıların EUR/TL ve USD/TL seviyelerini yakından izlemesi, ani hareketlere karşı hazırlıklı olması önem taşıyor. Unutulmamalıdır ki, bu analizler kesinlikle bir yatırım tavsiyesi taşımamakta olup, piyasa dinamiklerini anlamlandırmaya yönelik teknik ve makro birer değerlendirmedir.




