Küresel piyasalarda likidite koşulları ve para politikası patikası, riskli varlıklar üzerindeki baskısını sürdürüyor. ABD 10 yıllık tahvil faizlerindeki seyir ve küresel faiz beklentileri, sermayenin daha temkinli duruşa geçmesine neden oluyor. Bu makroekonomik görünüm altında, yaklaşan karar süreçleri öncesinde küresel risk iştahında belirgin bir soğuma izlenmektedir.
Makro ölçekteki bu çekilmenin en net yansımaları, yüksek volatiliteye sahip dijital varlıklarda gözlemleniyor. ABD Merkez Bankası’nın (Fed) açıklayacağı kritik faiz kararı öncesinde, kripto para piyasasında ivme kaybı derinleşmiş durumda. Yatırımcıların risk pozisyonlarını azaltma eğilimi, Bitcoin önderliğinde genele yayılan bir değer kaybını beraberinde getiriyor.
Piyasalardaki mevcut fiyatlamaların arka planında, Fed’in para politikasında izleyeceği patikaya dair belirsizlikler yer alıyor. Sıkılaşma adımlarının süresi ve faiz oranlarının mevcut seviyesi, kaldıraçlı pozisyonların çözülmesini hızlandırıyor. Temkinli yaklaşımın hakim olduğu bu süreçte, sermaye akışlarının riskli alanlardan çekilerek bekle-gör stratejisine yöneldiği görülmektedir.
İç piyasa dinamiklerine bakıldığında ise USD/TL kurunun 47,54 seviyelerinde seyrettiği bir ortamda, küresel piyasalardaki oynaklığın yerel varlıklar üzerindeki dolaylı etkileri de takip ediliyor. Ons altının 4.049 dolar seviyesindeki seyri küresel ölçekte temkinli duruşun sürdüğüne işaret ederken, kripto tarafındaki satış baskısı küresel risk algısının doğrudan bir sonucu olarak öne çıkıyor.
Sonuç olarak, Fed kararı öncesinde kripto para piyasasında gözlenen sert gerileme, münferit bir hareket olmaktan ziyade küresel makroekonomik dengelerin bir yansımasıdır. Sıkı para politikalarının yarattığı baskı, riskli varlıklarda bir süre daha ölçülü ve temkinli bir seyrin korunabileceğine işaret etmektedir.




