Selamünaleyküm kıymetli okurlarımı, canım vatandaşlarım. Gün geçmiyor ki küresel piyasalardan baş döndürücü bir haber, yeni bir tahmin gelmesin. Bu defa dünya finans devi Goldman Sachs sahneye çıktı ve Güney Kore borsası için adeta ağızları açık bırakan bir öngörü paylaştı. Bankanın son analiz raporuna göre, Güney Kore borsasında tam yüzde 80’lik bir yükseliş potansiyeli bulunuyor. Uzak Doğu’dan gelen bu devasa rakam, küresel yatırımcıların iştahını kabartmış durumda. Ancak bizler her zaman olduğu gibi meseleye akıl süzgecinden geçirerek, ‘Peki bunun bizim cebimize, bizim pazarımıza yansıması ne olur?’ gözüyle bakmak zorundayız.
Dev bankaların tahminleri ve borsa dünyasının gerçekleri. Goldman Sachs gibi uluslararası kuruluşların bu tür iddialı raporları piyasalara ciddi bir hareketlilik getirir. Yüzde 80 gibi büyük bir yükseliş beklentisi kâğıt üzerinde harika bir kazanç kapısı gibi görünebilir. Fakat borsa dediğiniz yer, inişiyle çıkışıyla adeta derya denizdir. Uzak Doğu borsalarındaki bu iyimser rüzgar küresel fonların yönünü değiştirebilir, dünya borsalarında yeni bir heyecan dalgası yaratabilir. Lakin bizim insanımız için elin memleketindeki borsa hareketinden ziyade, bu gelişmelerin iç piyasadaki dengelere ve kendi birikimine nasıl yansıyacağı çok daha mühimdir.
Vatandaşın gözü kulağı geleneksel ve güvenli limanlarda. Dünyada büyük ralliler, devasa borsa tahminleri havada uçuşurken bizim insanımızın en sadık dostu yine değişmiyor. Her ne kadar küresel borsalarda büyük fırsatlar kovalanıyor olsa da yastık altındaki birikimini korumak isteyen vatandaşımız için altın her zaman baş köşedeki yerini korur. Nitekim bugün canlı piyasa verilerine baktığımızda gram altın 6.360,78 TL seviyelerinde işlem görürken, çeyrek altın ise 10.302,51 TL sınırında duruyor. Küresel piyasalardaki bu çalkantılar ons altını da 4.158,37 dolar seviyesine taşımış durumda. Yani elin borsası coşsa da bizim insanımız güvenli limanı takip etmeyi sürdürüyor.
Döviz kuru ve iç piyasanın kendi gerçekleri. Diğer taraftan döviz tarafına baktığımızda Dolar/TL kurunun 47,5781 seviyesinde, Euro/TL’nin ise 54,9546 bandında dengelendiğini görüyoruz. Döviz kurlarının bu seyri karşısında uluslararası borsalardaki yüzde 80’lik yükseliş iddiaları ilk bakışta cazip bir alternatif gibi görünebilir. Ancak çarşıya, pazara çıktığınızda vatandaşın alım gücü ve günlük geçim mücadelesi bu hayali rakamlardan çok daha somut bir gerçektir. Elin borsasında yüzde 80 kazanma sevdasıyla hareket edip eldeki avuçtakini riske atmak, bizim geleneksel yatırımcımızın yoğurt yiyişine pek uymaz.
Risk ile kazanç arasındaki o çok ince çizgi. Goldman Sachs’ın Güney Kore borsası üzerine yaptığı bu dikkat çekici vurgu, şüphesiz ki büyük fon yöneticileri ve uluslararası sermaye sahipleri için bir rota çizecektir. Fakat unutmamak gerekir ki yükseliş potansiyeli yüksek olan her piyasa, bünyesinde aynı derecede yüksek risk ve belirsizlik barındırır. Çarşı pazarda birikimini kıttı kanaat artıran, çoluğunun çocuğunun rızkından kesip kenara üç beş kuruş koymaya çalışan vatandaşımız için en altın kural macera aramamak, hesapsız kitapsız adımlardan uzak durmaktır.
Ayağımızı yorganımıza göre uzatmak en doğrusudur. Netice itibarıyla, elin yatırım bankası Güney Kore borsası için yüzde 80 artış bekleyebilir, bu onların analizi ve tahminidir. Bizler küresel finans dünyasını, dünyadaki borsa hareketlerini elbette yakından takip edeceğiz ama kendi gerçeğimizden ve ayağımızı yorganımıza göre uzatma kuralımızdan asla kopmayacağız. Birikimlerimizi değerlendirirken kulaktan dolma vaatlerle değil, kendi bütçemizin imkanları ve sabırlı duruşumuzla hareket etmeliyiz. Ben Yiğit Dost olarak her zaman söylerim: Alın teriyle kazanılan parayı kazanmak zordur, korumak ise çok daha büyük ustalık ister. Hiçbir şekilde yatırım tavsiyesi vermeden, hepinize çorbanızın kaynadığı, bereketi bol, helal kazançlı günler diliyorum.




