Küresel finans piyasalarında makroekonomik verilerin yön belirleyici rolü bir kez daha kendini gösterdi. ABD’den gelen güçlü istihdam verileri, küresel ekonomideki sıkı duruşun devam edebileceğine yönelik beklentileri artırırken, değerli metaller üzerinde ciddi bir baskı oluşturdu. Bu gelişmeyle birlikte altın fiyatları, ABD Hazine tahvili getirileri ve ABD Doları’nın yükselmesiyle %2’den fazla değer kaybetti. Yaşanan bu sert geri çekilme, emtia piyasalarında son dönemde görülen en dikkat çekici hareketlerden biri oldu.
Güncel piyasa verilerine baktığımızda, küresel piyasalardaki bu sert satış dalgasının etkilerini net bir şekilde görebiliyoruz. Ons altın fiyatı %3,25 oranında bir düşüşle $4.329,79 seviyesine geriledi. Küresel piyasalardaki bu sert geri çekilme yurt içi fiyatlara da doğrudan yansıdı. Türkiye piyasalarında gram altın %3,23 değer kaybederek 6.409,16 TL seviyesine çekilirken, dolar kuru ise 46,1116 TL seviyesinde yatay ve hafif yukarı yönlü (%0,02) bir seyir izliyor. Bu durum, altındaki düşüşün tamamen küresel dolar gücünden ve tahvil faizlerindeki yükselişten kaynaklandığını ortaya koyuyor.
ABD istihdam piyasasının gücünü koruduğuna işaret eden veriler, Federal Rezerv’in (Fed) faiz indirim süreçlerine ilişkin beklentileri öteledi. Güçlü istihdam, ekonomik aktivitenin canlı kalmaya devam ettiğini gösterirken, enflasyonist endişeleri de canlı tutuyor. Bu durum, ABD Hazine tahvili getirilerinin hızla yükselmesine yol açtı. Faiz getirmeyen bir varlık olan altın, tahvil getirilerinin yükseldiği ve dolar endeksinin güçlendiği dönemlerde yatırımcılar için cazibesini yitirme eğilimi gösterir. Son veri seti de tam olarak bu mekanizmayı tetikledi.
Bir küresel piyasalar analisti olarak, makroekonomik verilerin sadece değerli metalleri değil, tüm emtia gruplarını dolaylı yoldan etkilediğini belirtmek gerekir. Güçlü bir dolar, emtialar üzerinde genel bir baskı oluşturabilir. Ancak altındaki bu %2’yi aşan kayıp, doğrudan faiz beklentilerindeki değişimle ilgilidir. Yatırımcılar, güvenli liman arayışından ziyade, yüksek getiri sunan ABD Hazine tahvillerine ve dolara yönelmeyi tercih etti. Bu da altın piyasasında hızlı bir kar realizasyonunu ve pozisyon kapamayı beraberinde getirdi.
Teknik açıdan bakıldığında, ons altının kritik destek seviyelerinin altına sarkması, piyasadaki satış baskısının derinleşebileceğine dair sinyaller veriyor. Ancak bu düşüşün kalıcı olup olmayacağı, önümüzdeki dönemde açıklanacak diğer enflasyon ve büyüme verilerine bağlı olacaktır. Yatırımcıların tahvil faizlerindeki hareketi ve dolar endeksini yakından takip etmesi gerekiyor. Küresel piyasalardaki bu oynaklık, portföy çeşitlendirmesinin önemini bir kez daha hatırlatırken, emtia piyasalarında dengelerin ne kadar hassas olduğunu gösteriyor.
Sonuç olarak, ABD istihdam verilerinin yarattığı güçlü rüzgar, altın fiyatlarında sert bir düzeltmeye yol açtı. Ons altındaki %3,25’lik kayıp ve gram altının 6.409,16 TL seviyesine çekilmesi, piyasaların Fed’in para politikası adımlarına karşı ne kadar duyarlı olduğunu kanıtlıyor. Önümüzdeki günlerde ABD Hazine getirilerinin seyri ve doların küresel para birimleri karşısındaki performansı, altının yeni yönünü belirlemede en önemli kılavuz olmaya devam edecektir.




