Selamünaleyküm kıymetli dostlar, mahallenin, çarşının, pazarın nabzını tutan köşe yazınız Yiğit Dost yine karşınızda. Son günlerde ekonomi ekranlarına bakan vatandaşın kafası biraz karışık. Neden derseniz, piyasaların önüne yepyeni bir üç bilinmeyenli denklem koydular: güçlü şirket k芒rları, yüksek faiz ve Hürmüz riski. 脟arşıda pazarda çayımızı yudumlarken hemşehrilerimizin sorduğu o ilk soru yine değişmiyor: “Yiğit Kardeşim, bu karmaşık denklem bizim cebimizi, yastık altındaki çeyreğimizi nasıl etkiler?” Gelin, lafı hiç dolandırmadan, tam da halk diliyle bu yeni tabloyu birlikte okuyalım.
Öncelikle şu ilk iki maddeden başlayalım. Bir yanda küresel ölçekte bilançolar açıklanıyor ve güçlü k芒rlar dikkat çekiyor. Diğer yanda ise enflasyonla mücadele kapsamında uygulanan yüksek faiz politikası varlığını koruyor. Normal şartlarda yüksek faiz ortamı, nakit parayı faize yönlendirip borsa ve altın gibi enstrümanların hızını keser. Ancak şirketlerin güçlü k芒rlar açıklaması, piyasada “acaba ekonomi sanıldığı kadar yavaşlamıyor mu?” sorusunu akıllara getiriyor. 陌şte bu çelişkili durum, yatırımcının kararsız kalmasına, paranın yönünü bulmakta zorlanmasına sebep oluyor.
Fakat denklemin üçüncü maddesi var ki, işte o bizim gibi geleneği seven, başı sıkışınca altına koşan Anadolu insanını doğrudan ilgilendiriyor: Hürmüz riski. Dünyanın en kritik petrol geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı çevresindeki gerginlikler ve jeopolitik riskler, ne zaman tırmansa küresel piyasaların uykusunu kaçırır. Savaş, kriz ve jeopolitik belirsizlik lafı geçmeye görsün; dünyadaki büyük fonlardan tutun da bizim mahalledeki Ayşe Teyze’ye kadar herkes elindeki varlığı korumak için güvenli limana yanaşır. O güvenli limanın adı da tarihten beri hiç değişmedi: altın.
Nitekim ekranlara baktığımızda bu Hürmüz riskinin ve küresel belirsizliklerin etkisini net bir şekilde görüyoruz. Ons altın uluslararası piyasalarda 4.161,56 dolar seviyesine ulaşarak yüzde 2,05’lik bir artış yakalamış durumda. Küresel ons fiyatındaki bu hareketlilik, elbette bizim Kapalıçarşı鈥檡a ve sarraflara anında yansıyor. 陌ç piyasada gram altın 6.365,71 TL seviyesine yükselerek günlük bazda yüzde 2,16 prim yapmış durumda. Düğünlerin, sünnetlerin ve kenara para atmanın simgesi olan çeyrek altın 10.306,42 TL bandına tırmanırken, Cumhuriyet altını ise 42.434,00 TL fiyattan işlem görüyor. Birikimini altından yana kullanan vatandaşımız için bu hareketlilik oldukça dikkat çekici.
Altının yanında gümüş tarafında da benzer bir hareketlilik göze çarpıyor. Gram gümüş 93,72 TL seviyesine ulaşarak günlük yüzde 2,96 gibi belirgin bir değer kazancı sergiledi. Döviz cephesine baktığımızda ise daha sakin ama yukarı yönlü bir seyir hakim. Dolar/TL 47,5834 seviyesinde yatay sayılabilecek hafif artı bir seyir izlerken, Euro/TL 54,9467 ve Sterlin/TL 64,1236 seviyelerinden alıcı buluyor. Dövizdeki bu ufak adımlar, ithal malların ve mutfak masraflarının maliyetini etkilediği için vatandaşın doğrudan cüzdanına yansıyor.
Peki tüm bu gelişmeler ışığında dar gelirli, orta halli vatandaş ne yapmalı? Yüksek faiz cazibesini korurken, Hürmüz riski gibi jeopolitik tehditler altını diri tutuyor. 艦irket k芒rları ise piyasalara moral vermeye çalışıyor. Bu üçlü denklemde aceleci kararlar vermemek, varlıkları tek bir sepete koymamak her zamankinden daha kritik bir hal alıyor. Birikimlerinizi değerlendirirken gaza gelmeden, çarşı pazardaki reel dengenizi gözeterek hareket etmenizde fayda var. 艦unu unutmayın ki bu satırlar bir yatırım tavsiyesi değil, dostane bir piyasa okumasıdır. Sağlıcakla kalın, bereketli kazançlar dilerim.




