Cumhuriyet gazetesinde Öztin Akgüç tarafından kaleme alınan TCMB rezervi analizi konusu, piyasa aktörleri için teknik anlamda son derece kritik bir uyarı niteliğindedir. Ben her zaman söylerim: Ben grafiğe bakarım, haberlerin yarattığı gürültüyle değil, net çizgilerle hareket ederim. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası rezerv verilerini incelerken hislerle değil, somut seviyelerle hareket etmek zorundasınız. Grafik üzerinde bir trend oluşuyorsa, bu hareketin kırılım gösterip göstermediğine bakılır. Disiplinli bir yatırımcı, grafik üzerindeki trend yapısını ve mum kapanışlarını görmeden asla harekete geçmez. Piyasada kalıcı olmanın tek yolu, teknik disiplinden ödün vermemektir.
Teknik analiz penceresinden baktığımızda, TCMB rezerv göstergelerindeki değişimlerin belirli direnç ve destek hatlarını sürekli zorladığını görmekteyiz. Grafik üzerinde oluşan teknik formasyonlar bize tek bir kuralı net bir şekilde hatırlatır: Kırılım gerçekleşmeden pozisyon almak ciddi bir hatadır. Kırılım teyit almadan işlem yapılmaz. Piyasada hacim artışı ile desteklenmeyen her yukarı veya aşağı yönlü hareket sahtedir, tuzaktır. Eğer rezerv grafiklerinde belirli yatay bantlar net bir şekilde kırılmıyorsa, bant içi dalgalanmalara aldanıp piyasada haber takibine kapılarak kararlar vermemelisiniz. Siz seviyeye odaklanacaksınız, hikâyeye değil.
Sizlere her yazımda ısrarla vurguladığım gibi, piyasada duygusallığa ve esnekliğe asla yer yoktur. Bir seviye test ediliyorsa ve test sonrasında ana destek noktası aşağı yönlü ihlal ediliyorsa, orada durup ekranı kapatmak ve teknik planı uygulamak zorundasınız. Bu seviyenin altı risklidir. Belirlenen stop seviyelerine sadık kalmayan teknik takipçiler, trendin tersinde kalmaya ve sermayelerini eritmeye mahkumdur. TCMB rezervi analizi yapılırken de kritik dönüş noktalarını, düşen veya yükselen trend kanallarını doğru çizmek şarttır. Eğer ana trend çizgisi kırılıyorsa, risk yönetimi protokolü derhal devreye girmelidir.
Teknik analiz tamamen “eğer-ise” senaryoları üzerine kuruludur. Eğer grafik üzerindeki kritik destek seviyeleri yüksek hacimle kırılırsa, piyasadaki satış baskısının ivme kazanması kaçınılmazdır. Eğer direnç seviyeleri hacimsiz test ediliyor ve aşılamıyorsa, tepki alımlarının son derece zayıf kaldığını anlarsınız. Bu nedenle her zaman senaryo bazlı disiplinle düşünmek zorundasınız. “Eğer bu seviye aşılırsa hedef bir sonraki dirençtir, eğer bu destek tutunamazsa stop noktası burasıdır” diyerek hareket etmelisiniz. Öztin Akgüç tarafından yapılan çalışma da göstermektedir ki rezerv hareketlerini tek bir veri olarak değil, piyasanın genel teknik disiplini açsından okumak gerekir.
Grafik okumak sadece çizgi çizmek değildir; o çizgilere sadık kalma disiplinidir. Formasyon teyidi almadan, indikatörler ve teknik göstergeler onay vermeden yapılan her aceleci hamle yatırımcıyı zarara sürükler. Disiplinsiz işlem zarar getirir. Merkez Bankası rezerv verilerini takip ederken kendi belirlediğiniz teknik seviyelerinize sonuna kadar bağlı kalmanız şarttır. Karar anında tereddüt eden, stop seviyesini sürekli geriye çeken bir mantık piyasada asla hayatta kalamaz. Kendi risk çerçevenizi önceden çizin ve o çerçevenin dışına kesinlikle çıkmayın.
Sonuç olarak, TCMB rezervi analizi bizlere piyasa disiplininin ve grafik takibinin ne kadar hayati olduğunu bir kez daha gösteriyor. Siz siz olun, grafiğin teyit etmediği ve teknik onay almadığı hiçbir senaryoya dayanarak pozisyon almayın. Trendin yönünü belirleyen net kırılımları bekleyin, riskinizi katı bir disiplinle yönetin ve teknik analiz kurallarından sapmayın. Piyasa, duygusal ve disiplinsiz davranan yatırımcıları affetmez; sadece belirlediği seviyelere eksiksiz riayet eden profesyoneller ayakta kalır.




