Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) brüt döviz rezervlerinin 163,3 milyar dolara yükselmesi, makroekonomik bir rahatlama sinyali olarak okunabilir ancak teknik analiz tahtasında duygulara yer yoktur. Bizim odaklanacağımız yer, bu gelişmenin grafik üzerindeki doğrudan yansımasıdır. Bugün itibarıyla USD/TL paritesi 47,1728 seviyesinde yatay-pozitif bir seyir izliyor. Rezerv artışı her ne kadar TL lehine bir tampon oluştursa da grafik üzerindeki ana trend kırılımları gerçekleşmeden yön tayin etmek büyük bir hatadır. Teknik analiz disiplini, haber akışlarının sadece birer tetikleyici olduğunu, asıl yönü ise fiyatın kendisinin belirlediğini söyler.
Grafiğe daha yakından baktığımızda, USD/TL paritesinde kısa vadeli sıkışma alanı net bir şekilde kendini gösteriyor. Yukarı yönlü hareketlerin kalıcı bir trende dönüşebilmesi için ilk etapta 47,35 direncinin hacimli bir şekilde aşılması ve bu seviyenin üzerinde kalıcılık sağlanması gerekiyor. Eğer bu direnç aşılırsa, bir sonraki hedefimiz 47,50 ana direnç bölgesi olacaktır. Ancak bu seviyelerde alıcıların iştahı ve işlem hacmindeki artış kritik önem taşıyor. Teknik disiplinimiz gereği, direnç seviyelerinde aceleci davranmamak, kırılımın kalıcı olup olmadığını gözlemlemek şarttır. Aksi takdirde, boğa tuzağı dediğimiz sahte kırılımlarla karşı karşıya kalabilir ve sermayenizi riske atabilirsiniz.
Aşağı yönlü senaryoda ise 47,00 psikolojik ve teknik destek seviyesi hayati bir öneme sahiptir. Rezervlerdeki 163,3 milyar dolarlık güçlü duruş, bu desteğin savunulmasında Merkez Bankası’nın elindeki en büyük kozdur. Eğer fiyat 47,00 desteğini aşağı yönlü kırarsa, satış baskısı hızla derinleşebilir ve 46,80 seviyelerine doğru sert bir geri çekilme tetiklenebilir. Net bir şekilde ve üzerine basarak ifade etmek gerekir ki; bu seviyenin altı risklidir. Bu desteğin altında günlük ve haftalık kapanışlar görmediğimiz sürece, mevcut konsolidasyon sürecinin ve yatay bandın devam edeceğini öngörebiliriz.
İşlem stratejinizi belirlerken yatırımcıların en çok düştüğü hata, kırılımları ve hacim onayını beklemeden pozisyon almaktır. TCMB rezerv verisi gibi güçlü haberler piyasada anlık dalgalanmalar ve volatilite yaratabilir ancak bu dalgalanmalar genellikle geçicidir. Unutmayın ki, kırılım teyit almadan işlem yapılmaz. 47,1728 seviyesindeki mevcut fiyatlama, bize henüz net bir yön tayini sunmuyor ve kararsızlığı yansıtıyor. Direncin üzerinde ya da desteğin altında en az iki günlük kapanış görmeden yönün tamamen değiştiğini iddia etmek teknik analiz kurallarına aykırıdır. Sabır ve disiplin, bu piyasada ayakta kalmanın yegane yoludur.
Bir diğer önemli husus ise stop-loss (zarar kes) seviyelerinin milimetrik olarak belirlenmesidir. Piyasanın rezerv artışını tamamen fiyatladığı ve dengelenmeye çalıştığı bu dönemde, plansız açılan her pozisyon portföyünüzü ciddi şekilde eritecektir. Kendi risk limitlerinizi belirlemeden ve grafikteki destek-direnç noktalarına sadık kalmadan işlem yapmaktan kesinlikle kaçının. Çünkü her zaman üzerine basarak söylediğim gibi; disiplinsiz işlem zarar getirir. Yatırım kararlarınızı anlık heyecanlarla veya sosyal medya duyumlarıyla değil, grafik üzerindeki somut verilerle ve belirlediğiniz stop noktalarıyla yönetmek zorundasınız.
Sonuç olarak, TCMB rezervlerinin 163,3 milyar dolara ulaşması TL’nin elini güçlendiren teknik bir zemin hazırlasa da, USD/TL grafiğindeki sıkışma devam ediyor. 47,1728 seviyesindeki fiyatlamayı yakından takip ederken, yukarıda 47,35 ve aşağıda 47,00 seviyelerini referans noktası olarak kabul etmelisiniz. Bu sınırlar aşılmadığı sürece yatay bandın korunacağını bilerek hareket edin. Teknik analiz bir tahmin oyunu değil, bir olasılık ve risk yönetimi sanatıdır. Bu sanatı kurallarına göre icra edin.




