Türkiye’nin 5 yıllık kredi risk priminin (CDS), 26 Şubat tarihinden bu yana en düşük seviyesine gerilemesi piyasalarda yeni bir teknik sayfa açıyor. Bir teknik analiz yazarı olarak benim görevim, bu makro gelişmenin grafiklerdeki izdüşümünü net bir şekilde okumaktır. CDS tarafındaki bu geri çekilme, doğrudan Türk lirası varlıkları üzerinde bir rahatlama dalgası yaratma potansiyeline sahiptir. Ancak duygularla değil, grafiklerle hareket etmek zorundayız. Dolar/TL paritesinin anlık olarak 46,8630 seviyesinde yatay bir seyir izlediğini görüyoruz. Bu süreçte teknik disiplinden kopmamak, önümüzdeki günlerde yönü tayin edecek en önemli unsur olacaktır.
Grafiklere baktığımızda, Dolar/TL paritesinde sıkışan bir fiyat hareketi gözlemliyoruz. CDS’teki gerileme, TL lehine bir momentum yaratabilir ancak teknik kırılımlar gerçekleşmeden pozisyon almak büyük bir hatadır. Şu an için 46,8630 seviyesinde dengelenen kur için aşağı yönlü hareketlerde ilk güçlü destek noktamız grafiklerde net bir şekilde kendisini gösteriyor. Eğer bu destek seviyesi aşağı yönlü hacimli bir mumla kırılırsa, TL’deki güçlenme eğilimi hız kazanabilir. Ancak her zaman söylediğim gibi, kırılım teyit almadan işlem yapılmaz. Aceleci davrananlar, sahte kırılımların kurbanı olurlar.
Eğer-ise senaryolarımızı netleştirelim. Eğer CDS’teki düşüş trendi kalıcı olur ve Dolar/TL paritesinde aşağı yönlü baskı artarsa, belirlediğimiz ana destek seviyesinin test edilmesi kaçınılmaz olacaktır. Bu seviyenin altı risklidir ve stop-loss seviyelerinin milimetrik olarak ayarlanmasını gerektirir. Diğer senaryoda ise, eğer parite bu destek bölgesinden güçlü bir tepki alıp yukarı yönlü bir ivme yakalarsa, yukarıda bizi bekleyen direnç seviyeleri devreye girecektir. Direnç seviyeleri aşılmadığı sürece yukarı yönlü hareketlerin tamamı tepki yükselişi olarak kalacaktır. Teknik analizde duygulara yer yoktur, sadece rakamlar ve trendler konuşur.
EUR/TL tarafına baktığımızda ise paritenin 53,5230 seviyesinde hareket ettiğini görüyoruz. EUR/USD paritesindeki küresel dengeler ve içerideki CDS düşüşü, euro bazlı grafiklerde de kritik eşiklerin test edilmesine yol açıyor. EUR/TL için de benzer bir disiplinle hareket edilmelidir. Belirlenen direnç seviyelerinin üzerinde kalıcılık sağlanamadığı sürece yeni alıcıların piyasaya girmesi zorlaşacaktır. Teknik analizde her iki yönü de planlamak zorundasınız. Tek bir yöne körü körüne inanmak, sermayenizi piyasaya teslim etmek demektir. Disiplinsiz işlem zarar getirir.
Sonuç olarak, Türkiye’nin kredi risk priminin 26 Şubat’tan beri en düşük seviyesine inmesi teknik açıdan TL varlıklarını destekleyen bir zemin hazırlıyor. Ancak bu olumlu havaya kapılıp stop seviyelerini gevşetmek veya teknik kuralları hiçe saymak büyük kayıplara yol açabilir. Grafik üzerindeki destek ve direnç çizgilerimize sadık kalmalı, hacim onaylarını aramalıyız. Piyasa her zaman kendi doğrusunu dayatır, bizim görevimiz ise bu doğruya disiplinli bir şekilde ayak uydurmaktır. Yatırım kararlarınızı alırken teknik göstergelerin dışına çıkmamanızı ve risk yönetiminizi en katı kurallarla uygulamanızı öneririm.




