Küresel sermaye hareketlerinin yönünü okurken ilk bakılması gereken gösterge ABD 10 yıllık tahvil faizleridir. Tahvil verimlerinin yüksek seyrettiği ve küresel likiditenin maliyetlendiği mevcut konjonktürde, gelişmekte olan piyasaların riskli varlıklarına yönelen fon akışlarında belirgin bir yavaşlama gözlenmektedir. Dünya genelindeki sıkılaşma döngüsünün türev piyasalar üzerindeki yansıması, risk iştahının baskılanması ve yatırımcıların temkinli duruşunu koruması şeklinde tecelli etmektedir. Bu küresel arka plan, gelişmekte olan ülke borsa endeksleri ve vadeli işlem kontratları üzerinde doğrudan bir direnç noktası oluşturmaktadır.
İç piyasa dinamiklerine bakıldığında ise USD/TL kurunun 47,37 seviyesi civarındaki seyri ve döviz piyasasındaki genel görünüm, makroekonomik dengelerin hassasiyetini koruduğunu göstermektedir. Döviz kurlarındaki bu görünüm ve küresel faiz ortamı, Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası (VİOP) bünyesinde pozisyon taşıyan aktörlerin hareket alanını daraltmaktadır. Makro çerçevenin sunduğu sınırlı risk alanı, türev piyasada kalıcı ve hacimli yükseliş trendlerinin oluşmasını engellemekte, piyasayı daha çok tepki alımlarına ve dar bant hareketlerine mahkûm etmektedir.
Son piyasa verileri doğrultusunda, VİOP cephesinde bir süredir devam eden zayıf görünümün etkisini sürdürdüğü görülmektedir. Alıcıların çekimser kaldığı ve satıcılı seyrin hakim olduğu bu ortamda, vadeli kontratların genelinde hacimsiz ve kararsız bir tablo öne çıkmaktadır. Piyasa katılımcılarının yeni pozisyon açma konusundaki isteksizliği, fiyatlama davranışlarında yukarı yönlü hamlelerin cılız kalmasına ve satış baskısının kademeli olarak piyasaya yayılmasına neden olmaktadır.
Detaylara inildiğinde, Endeks 30 vadeli kontratında teknik seviyelerin hayati bir rol oynadığı müşahede edilmektedir. Piyasa aktörlerinin yakından izlediği fiyatlamalarda 16.422 seviyesi kritik bir eşik ve pivot nokta olarak öne çıkmaktadır. Bu seviyenin üzerindeki tutunma çabaları piyasaya nefes aldırabilecek nitelikteyken, seviyenin altındaki sarkmalar zayıf görünümün derinleşebileceğine dair işaretler sunmaktadır. Dolayısıyla, 16.422 seviyesinin etrafında oluşacak hacim ve fiyat dengesi dikkatle takip edilmelidir.
Türev piyasaların doğası gereği yüksek risk ve disiplin gerektirdiği unutulmamalıdır. VİOP’taki mevcut zayıf görünüm ve 16.422 kritik seviyesinin varlığı, kaldıraçlı pozisyon yöneten yatırımcıların risk parametrelerini yeniden gözden geçirmesini zorunlu kılmaktadır. Piyasada net bir trend oluşana kadar küresel tahvil faizlerinin seyri, döviz piyasasındaki dengeler ve teknik ana destek noktaları stratejik bir soğukkanlılıkla izlenmeye devam edilmelidir.
Sonuç itibarıyla, küresel makro rüzgarların sert estiği ve sermaye maliyetinin yüksek kaldığı bir dönemden geçilmektedir. VİOP vadeli işlem kontratlarında gözlemlenen ivme kaybı, bu genel tablonun doğal bir uzantısıdır. Yatırımcıların ve piyasa yapıcıların Endeks 30 kontratındaki 16.422 seviyesine odaklanarak pozisyon ayarlamalarına gitmesi, kısa vadeli oynaklıktan korunmak adına önem arz etmektedir. Piyasanın yön tayininde hem küresel faiz dalgalanmaları hem de teknik seviyelerdeki kırılmalar ana yönlendirici olmaya devam edecektir.




