Global piyasalarda jeopolitik risklerin seyri, değerli metaller ve gelişmekte olan ülke varlıkları üzerinde belirleyici bir rol oynamaya devam ediyor. Son dönemde Orta Doğu’da tansiyonun düşmesi, küresel risk iştahını desteklerken Türkiye piyasalarında da gözle görülür bir rahatlama dalgası yaratıyor. Güvenli liman talebinin bir miktar zayıflamasıyla birlikte, finansal aktörlerin odağı yeniden makroekonomik verilere ve merkez bankalarının atacağı faiz adımlarına kaymış durumda. Bu süreçte Türkiye piyasaları üzerindeki baskının hafiflemesi, yerel varlıkların geleceğine yönelik beklentileri de şekillendiriyor.
Değerli metaller cephesinde ise jeopolitik tansiyonun azalması, genellikle ilk etapta güvenli liman talebini sınırlayan bir unsur olarak öne çıkar. Ancak makro tetikleyiciler arasında yer alan reel faiz oranları ve ABD Dolar Endeksi (DXY) gibi dinamikler, altın ve gümüşün orta vadeli yönünü tayin etmede daha kalıcı etkilere sahiptir. Güncel verilere baktığımızda, Ons Altın fiyatının 4.171,45 dolar seviyesinde dengelendiğini görüyoruz. Jeopolitik risklerin arka plana geçmesiyle birlikte, küresel faiz indirim süreçleri ve likidite koşulları değerli metallerin yönü üzerinde birincil belirleyici haline geliyor.
Yurt içi piyasalarda ise azalan dış riskler, Türk lirası varlıkları üzerindeki kırılganlığı azaltarak karar alıcıların elini güçlendiriyor. Şu sıralarda USD/TL kuru 46,8629 seviyesinden işlem görürken, piyasa oyuncularının temel gündem maddesini faiz indirim süreci oluşturuyor. Orta Doğu’daki gerilimin düşmesiyle birlikte CDS risk primlerindeki gerileme, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) olası faiz indirim adımları için daha uygun bir makroekonomik zemin hazırlıyor. Faiz indirim beklentileri, iç piyasada tahvil ve hisse senedi piyasalarını doğrudan etkileme potansiyeline sahip.
Altın fiyatlarının iç piyasadaki yansımalarına baktığımızda, hem küresel ons fiyatındaki hareketlilik hem de döviz kurundaki seyir belirleyici olmaktadır. Güncel piyasa koşullarında Gram Altın 6.277,78 TL seviyesinde bulunurken, çeyrek altın 10.285,12 TL ve cumhuriyet altını ise 42.298,00 TL seviyelerinden alıcı buluyor. Jeopolitik tansiyonun düşmesi iç piyasada panik alımlarını azaltmış olsa da, küresel enflasyonist baskılar ve faiz indirimlerine dair beklentiler fiziki altın talebini canlı tutmaya devam ediyor. Benzer şekilde, endüstriyel rüzgarları da arkasına alan Gram Gümüş ise 93,88 TL seviyesiyle dikkat çekiyor.
Sonuç olarak, piyasalarda jeopolitik fiyatlamalardan para politikası odaklı fiyatlamalara doğru net bir geçiş yaşanıyor. Orta Doğu’da suların durulması Türkiye piyasalarını desteklerken, önümüzdeki süreçte hem küresel merkez bankalarının hem de TCMB’nin faiz kararları varlık fiyatlarının yönünü çizecektir. Yatırımcıların bu dönemde reel faiz oranlarını, DXY endeksini ve enflasyon verilerini yakından takip etmesi, portföy dengelerini korumak adına büyük önem taşımaktadır. Güvenli limanların sunduğu koruma kalkanı, jeopolitik riskler azalsa bile makroekonomik belirsizlikler sürdüğü müddetçe masada kalmaya devam edecektir.




