Küresel finans devi JPMorgan, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) için faiz indirimi takviminde revizyona gittiğini duyurdu. Ancak benim analiz masamda kurumların ne söylediği veya hangi akademik makro beklentiyi paylaştığından ziyade, bu haberlerin grafiğe nasıl yansıdığı önemlidir. Piyasa her zaman bir hikâye anlatır ama nihai kararı her zaman fiyat verir. Akademik makro analizlerle veya hissi tahminlerle hareket etmek finansal piyasalarda hesabınızı sıfırlar. Şu an canlı veri ekranlarımızda USD/TL paritesinin 47,3794 seviyesinde işlem gördüğünü net bir şekilde takip ediyoruz. Kararın duyurulmasının ardından grafik üzerindeki mumların hacmi, gölgeleri ve yönü, teknik disiplin açısından inceleyeceğimiz en kritik verilerdir.
Teknik analiz penceresinden konuyu ele aldığımızda, faiz beklentilerindeki bu tür revizyonlar paritelerde ya sert sıkışmaları ya da kararlı kırılımları tetikler. Dolar/TL tarafında uzun süredir takip ettiğimiz yükselen kanal bandının korunup korunmayacağı önümüzdeki günlerin ana teknik gündemi olacaktır. Eğer fiyatlama yukarı yönlü ivmesini korur ve yukarıdaki majör direnç seviyesini hacimli bir yeşil mumla aşarsa, trendin devamından rahatlıkla söz edebiliriz. Fakat burada altın kuralı tekrar hatırlatmak isterim: Kırılım teyit almadan işlem yapılmaz. Teyit görmeden, sadece temenniyle atılan her adım piyasada zarar yazmaya mahkûmdur.
Grafiğe yakından baktığımızda, fiyatın belirli kritik destek noktalarının üzerinde tutunma mücadelesi verdiğini görüyoruz. Açık ve net söylüyorum: Bu seviyenin altı risklidir. Eğer bu kritik desteğin altına sarkılır ve günlük mum kapanışı gerçekleşirse, stop seviyeleri sırayla çalışacaktır. Eğer aşağı yönlü baskı artar ve teknik destek kırılırsa, hacimli satışların devreye girdiğini göreceğiz. Aksi senaryoda, yani desteğin başarılı şekilde çalışması ve alıcıların bu bölgeyi savunması durumunda, parite yeniden üst direnç bandını test etmek isteyecektir. Grafik üzerindeki çizgilerimiz bir temenni değil, disiplinli birer strateji sınırıdır.
Sadece Dolar değil, döviz sepetinin genelindeki teknik görünüm de benzer bir disiplini zorunlu kılmaktadır. Örneğin EUR/TL tarafında 53,9466 seviyesindeki hareketlilik, TCMB kararları ve beklentileriyle şekillenen genel Türk Lirası algısını net bir şekilde yansıtmaktadır. Yatırımcıların piyasada yaptığı en büyük ve en pahalı hata, dev kurumların raporlarını okuyup hiçbir teknik teyit aramadan kontrolsüz pozisyon açmaktır. Bir kez daha vurguluyorum: Disiplinsiz işlem zarar getirir. Grafik üzerindeki indikatörler ve hareketli ortalamalar size teknik olarak net bir giriş sinyali vermeden, sırf haber başlıklarına bakarak pozisyon büyütmek felakete davetiye çıkarmaktır.
Mevcut hacim göstergeleri ve osilatörler, piyasanın bu yeni gelişmeyi henüz sindirme ve fiyatlama aşamasında olduğunu gösteriyor. Piyasa yapıcılar, bu tarz beklenti revizyonlarının hemen ardından grafikte yanıltıcı fitiller ve yapay volatilite alanları oluşturabilir. Eğer bu volatilite esnasında teknik seviyeler ihlal edilirse, hemen panikle oyuna girmek yerine mum kapanışlarını sabırla beklemek şarttır. Günlük ve dört saatlik kapanışlar teyit edilmeden yapılan her hamle oyun planınızı bozar. Grafik merkezli düşünmek, piyasadaki gürültüden ve duygulardan tamamen arınmak demektir.
Sonuç olarak, JPMorgan tarafından açıklanan bu faiz takvimi revizyonu piyasa için yalnızca bir teknik katalizör işlevi görebilir. Ancak piyasanın nihai yönünü tayin edecek olan yine grafik üzerindeki seviyelerdir. Yükselen veya düşen trend kırılmadığı sürece mevcut teknik strateji sadakatle korunur, kırılım gerçekleştiğinde ise hiç tereddüt edilmeden stop-loss kuralları işletilir. Siz siz olun, ekran başında işlem yaparken kurum raporlarına veya piyasa dedikodularına değil; kendi çizdiğiniz trend çizgilerine, destek ve direnç seviyelerine sadık kalın. Piyasa duygusallığı affetmez, teknik disiplin kazandırır.




