Borsa İstanbul (BIST 100) endeksinde son dönemde yaşanan dalgalanmalar, yatırımcıların odağını makroekonomik verilere ve özellikle enflasyon dinamiklerine çevirmesine neden oldu. Analist Selçuk Gönençler’in dikkat çektiği üzere, enflasyon rakamlarında kalıcı bir düşüş ivmesi yakalanmadan piyasalarda gerçek anlamda bir rahatlama beklemek oldukça güç görünüyor. Küresel piyasalar yazarı olarak, bu tabloyu sadece yerel bir hisse senedi hareketi olarak değil, aynı zamanda küresel enerji maliyetleri ve arz-talep dengesiyle doğrudan bağlantılı bir süreç olarak okumak gerekiyor. Enerji fiyatlarının üretim zincirindeki temel girdi olması, enflasyonun neden sadece bir para politikası meselesi olmadığını bizlere bir kez daha kanıtlıyor.
Enflasyon ve borsa arasındaki korelasyon, Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkelerde genellikle enerji fiyatları üzerinden şekillenir. Brent petrol ve WTI fiyatlarındaki her yükseliş, üretim maliyetlerini artırarak enflasyonist baskıyı tetikliyor. Bugün itibarıyla USD/TL kurunun 45,4098 seviyelerinde seyretmesi, enerji faturasının TL bazında ağırlaşmasına ve dolayısıyla şirket kârlılıklarının baskılanmasına yol açıyor. Gönençler’in vurguladığı “rahatlama zor” ifadesi, aslında bu maliyet sarmalının bir yansımasıdır. Döviz kurlarındaki yukarı yönlü ivme, özellikle sanayi endeksi üzerinde ciddi bir maliyet baskısı oluştururken, bu durumun tüketici fiyatlarına yansıması kaçınılmaz hale geliyor.
Küresel ölçekte OPEC+ grubunun üretim politikaları ve ABD’deki ham petrol stok verileri, enerji emtiaları üzerinde belirleyici olmaya devam ediyor. Enerji fiyatlarındaki oynaklık, BIST 100 içerisindeki sanayi ve ulaştırma sektörleri üzerinde doğrudan bir maliyet yükü oluşturuyor. Enflasyonun kontrol altına alınması için sadece iç talep yönetimi değil, aynı zamanda küresel enerji fiyatlarındaki stabilizasyon da kritik önem taşıyor. EUR/TL 53,5661 ve GBP/TL 61,9567 seviyelerindeki seyir, dış ticaret dengesi ve girdi maliyetleri açısından piyasanın önündeki en büyük engellerden biri olarak duruyor. Bu döviz dengesi sağlanmadan, ithal edilen enerjinin enflasyon üzerindeki etkisi zayıflatılamaz.
Piyasa oyuncuları için Gram Altın fiyatının 6.875,62 TL ve Ons Altın değerinin $4.715,33 seviyelerine ulaşması, yatırımcıların güvenli liman arayışının bir göstergesidir. Bu durum, riskli varlıklar olarak kabul edilen hisse senetlerine yönelik iştahı sınırlayan bir faktör olarak öne çıkıyor. Selçuk Gönençler’in analizinde belirttiği teknik seviyelerin kalıcı olarak aşılması için makro tarafta enflasyonun belinin bükülmesi şart. Enerji emtiaları uzmanı perspektifiyle baktığımızda, doğalgaz fiyatlarındaki küresel seyir ve kış aylarından kalan stok durumları da önümüzdeki çeyrekte BIST 100’ün yönünü tayin edecektir. Ayrıca, Gram Gümüş fiyatındaki %2,71’lik artışla 117,17 TL seviyesine ulaşması, emtia piyasalarındaki genel hareketliliğin sürdüğünü kanıtlıyor.
BIST 100 endeksinin enflasyonist ortamdan sıyrılıp yeni bir ralli başlatabilmesi için hem yerel hem de küresel dinamiklerin eş zamanlı iyileşmesi gerekiyor. Enerji maliyetlerinin düşmediği ve döviz kurlarının stabilite kazanmadığı bir senaryoda, piyasalardaki yukarı yönlü hareketlerin sınırlı kalması muhtemeldir. Yatırımcıların, Selçuk Gönençler’in işaret ettiği enflasyon verilerini yakından takip ederken, aynı zamanda küresel petrol piyasalarındaki arz-talep dengesini de göz ardı etmemeleri önem arz etmektedir. Ceyrek Altın ve Cumhuriyet Altini fiyatlarındaki hafif geri çekilmeler, piyasadaki likidite akışının hangi yöne evrileceği konusunda karışık sinyaller vermeye devam ediyor.
Sonuç olarak, Türkiye ekonomisinin enerji bağımlılığı ve döviz kuru duyarlılığı, Borsa İstanbul’un performansını enflasyon verilerine göbekten bağlı hale getiriyor. Gönençler’in de belirttiği gibi, enflasyon düşüş trendine girmeden piyasalarda sürdürülebilir bir boğa piyasası beklemek rasyonel olmayacaktır. Küresel enerji fiyatlarındaki jeopolitik riskler ve arz kısıtları, bu süreci daha da karmaşık hale getirebilir. Bu nedenle, makroekonomik dengeler yerine oturmadan yapılacak her türlü iyimser tahminin temkinli karşılanması gereken bir dönemden geçiyoruz.





Leave a comment