Küresel piyasalarda sular durulmuyor. Ben Anıl Zengin, bugün her ne kadar kripto dünyasının dinamizmine alışkın olsak da, tüm varlık sınıflarını derinden etkileyen küresel likidite kıskacını ve ons altının bu fırtınadaki yeni denge arayışını mercek altına alıyoruz. Geleneksel finansın kalesi olarak görülen ons altın, bugün $4.578,80 seviyelerinde işlem görerek %0,77’lik bir geri çekilme yaşıyor. Bu düşüş, aslında piyasadaki genel likidite daralmasının ve yatırımcıların nakde dönme eğiliminin bir yansıması olarak okunabilir. Kripto tarafında görmeye alışık olduğumuz o sert dalgalanmalar, artık makroekonomik verilerin ağırlığıyla altın ve gümüş gibi emtialarda da kendisini hissettirmeye başladı.
Piyasalardaki bu sıkışıklık sadece ons fiyatıyla sınırlı kalmıyor; yerel dinamikler de tabloyu oldukça karmaşık hale getiriyor. Bugün itibarıyla USD/TL paritesinin 45,2005 seviyesinde yatay bir seyir izlediğini görüyoruz. Dövizdeki bu durağanlığa rağmen, ons altındaki düşüşün etkisiyle Gram Altın fiyatı 6.653,89 TL seviyesine gerilemiş durumda. Yatırımcılar için bu noktada en kritik soru şu: Likidite muslukları ne zaman tekrar açılacak? Kripto piyasalarında ETF akışlarını ve halving sonrası arz şoklarını nasıl takip ediyorsak, altın tarafında da merkez bankalarının faiz politikalarını ve piyasaya sürdükleri likidite miktarını aynı titizlikle izlemek zorundayız.
Küresel likidite, piyasaların can damarıdır. Eğer sistemde yeterli nakit akışı yoksa, en güvenli liman bile baskı altında kalır. Şu an yaşadığımız durum tam olarak bu. Ons altının $4.578,80 seviyesindeki mücadelesi, aslında küresel finans sisteminin yeni bir denge noktası bulma çabasıdır. Bu süreçte Gram Gümüş tarafında da %1,39’luk bir kayıpla 108,00 TL seviyelerini görüyoruz. Emtia piyasasındaki bu genel geri çekilme, risk iştahının azaldığını ve yatırımcıların regülasyon haberleri ile makro veriler arasında sıkıştığını gösteriyor. Bizim kripto dünyasındaki “HODL” kültürü, bugünlerde altın yatırımcıları için de bir sabır sınavına dönüşmüş durumda.
Dijital varlıklar ile geleneksel varlıklar arasındaki korelasyonun arttığı bir dönemden geçiyoruz. Bitcoin ve Ethereum tarafındaki ETF hareketliliği, kurumsal paranın piyasaya giriş çıkış hızını nasıl etkiliyorsa, küresel likidite de ons altının yönünü öyle tayin ediyor. Cumhuriyet Altını 44.973,00 TL ve Çeyrek Altın 10.902,60 TL seviyelerinde dengelenmeye çalışırken, piyasa oyuncuları büyük resme odaklanmış durumda. Likidite kıskacı gevşemediği sürece, yukarı yönlü atakların sınırlı kalabileceğini söylemek yanlış olmaz. Ancak unutulmamalıdır ki, her sıkışma dönemi beraberinde yeni bir patlama potansiyeli taşır.
Peki, bundan sonra ne beklemeliyiz? Ons altın için yeni denge arayışı, küresel enflasyon verileri ve merkez bankalarının “şahin” veya “güvercin” tutumlarına göre şekillenecek. GBP/TL 61,3607 ve EUR/TL 53,0219 seviyelerindeki hafif değişimler, küresel para birimlerinin de bu likidite savaşında kendilerine yer bulmaya çalıştığını kanıtlıyor. Altın, tarih boyunca enflasyona karşı bir kalkan olmuştur; ancak likidite kuruduğunda bu kalkanın ağırlığı hissedilmeye başlar. Teknik dengenin korunması için ons altının mevcut destek seviyelerinde tutunması kritik önem taşıyor.
Sonuç olarak, ister dijital ister fiziksel olsun, tüm varlıklar aynı makroekonomik denizin içinde yüzüyor. Küresel likidite kıskacı, ons altını $4.578,80 bandında bir denge arayışına iterken, bizler de hem on-chain verileri hem de geleneksel piyasa göstergelerini sentezleyerek yolumuza devam etmeliyiz. Heyecanlı ama temkinli kalmak, bu dinamik piyasa koşullarında en büyük stratejimiz olmalı. Unutmayın, piyasa her zaman kendi dengesini bulur; önemli olan o denge kurulurken nerede durduğunuzdur. Takipte kalın, analizle kalın!





Leave a comment