Selamün aleyküm değerli okurlarım, çarşı pazarın nabzını tutan, her daim vatandaşın cebini, mutfağını ve birikimini düşünen dostunuz Yiğit Dost geldi. Bugün yine can sıkıcı ama bir o kadar da gözümüzü açmamız gereken, hepimizi yakından ilgilendiren bir gelişmeyle karşınızdayım. Ünlü ekonomist Mahfi Eğilmez, kasanın son durumunu gösteren verileri paylaştı ve ortaya çıkan bu tablo hepimize adeta “eyvah” dedirtti. Biz ki yastık altındaki üç beş kuruşuyla, çeyrek altınıyla, gramıyla geleceğini güvenceye almaya çalışan, alın teriyle geçinen insanlarız; kasanın durumunun böyle sarsıntılı olması doğrudan bizim mutfağımıza, bizim cüzdanımıza ve geleceğimize yansıyor.
Peki, nedir bu kasanın durumu ve bizi neden bu kadar yakından, derinden ilgilendiriyor? Değerli dostlar, büyüklerimiz her zaman “kasa sağlam olacak, temel sağlam olacak” derdi. Evin kasası boşalınca, mutfakta tencere kaynamayınca nasıl ki huzurumuz kaçarsa, ülkenin kasasındaki durum da çarşıdaki esnafın, tarladaki çiftçinin, evine ekmek götüren işçinin huzurunu doğrudan etkiler. Mahfi Eğilmez gibi tecrübeli ve saygın bir ismin paylaştığı bu son veriler, kasanın durumunun pek de iç açıcı olmadığını açıkça ortaya koyuyor. Bu durum, sokaktaki sade vatandaş için doğrudan doğruya alım gücünün düşmesi, her şeyin ateş pahası olması demektir.
Bizim insanımız geleneğine son derece bağlıdır; parasının değerini korumak, enflasyona ezdirmemek için hemen mahallenin kuyumcusunun yolunu tutar. Gram altın ve çeyrek altın bizim için sadece bir yatırım aracı değil, aynı zamanda zor günlerin dostu, kara günlerin en büyük güvencesidir. Ancak kasanın son durumuna dair gelen bu “eyvah” dedirten veriler, altın borcu olanı, yakın zamanda düğün yapacak olanı, evini barkını zar zor geçindirmeye çalışan dar gelirliyi kara kara düşündürüyor. Çünkü çok iyi biliyoruz ki hazinede, kasada işler yolunda gitmediğinde bunun faturası eninde sonunda çarşıya, pazara ve bizim cüzdanlarımıza yansıyor.
Biz burada asla ve asla spekülatif yatırım tavsiyesi vermiyoruz, haddimizi çok iyi biliriz. Bizim işimiz vatandaşın derdiyle dertlenmek, sokağın, çarşının sesini buraya, köşemize taşımaktır. Ama görünen köy de kılavuz istemez derler ya, aynen öyle. Mahfi Eğilmez tarafından paylaşılan bu son veriler, hepimizin kemerleri biraz daha sıkması gerektiğini, harcamalarımıza her zamankinden daha fazla dikkat etmemiz gerektiğini fısıldıyor. Çarşıda esnaf kardeşlerimizle konuştuğumuzda, “Yiğit ağabey, önümüzü göremiyoruz, fiyat koyamıyoruz” diye dert yanıyorlar. Haklılar, çünkü kasanın durumu net olmayınca, piyasadaki belirsizlik de katlanarak artıyor.
Geleneksel birikim alışkanlıklarımıza her zamankinden daha sıkı sarılmamız gereken çok hassas bir dönemden geçiyoruz. Eskiden çeyrek altın almak sıradan bir düğün hediyesiyken, şimdi gram altının bile hesabı santim santim, ince ince yapılıyor. Vatandaşın alım gücü bu kadar hassas bir dengedeyken, kasanın son durumuna dair paylaşılan bu olumsuz tablo hepimizin canını fazlasıyla sıkıyor. Bizim tek dileğimiz, yetkililerin bu uyarıları ve verileri ciddiyetle dikkate alması, kasanın yeniden dolup taşması ve böylece vatandaşın da biraz olsun rahat bir nefes alabilmesidir.
Sonuç olarak sevgili dostlar, Mahfi Eğilmez‘in paylaştığı son veriler bize gösteriyor ki önümüzdeki günler pek de kolay geçmeyecek. Biz yine de umudumuzu kaybetmeyeceğiz, ayağımızı her zaman olduğu gibi yorganımıza göre uzatacağız. Altınımızın, alın terimizin, birikimimizin kıymetini çok iyi bileceğiz. Çarşıda, pazarda gözümüzü dört açacağız. Kasanın durumu ne olursa olsun, biz birbirimize kenetlenerek, yardımlaşarak bu zor günleri de atlatacağız. Kalın sağlıcakla, cebinize, mutfağınıza ve birikimlerinize mukayyet olun dostlar.




