Selamun aleyküm kıymetli okurlarım, değerli hemşehrilerim. Gün geçmiyor ki ekonomi kulislerinden, piyasanın kalbinden yeni bir haber düşmesin önümüze. Bugünün öne çıkan başlığı, ekonomi yönetiminin ve piyasaların göz bebeği olan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası鈥檔dan geldi. Gelen son piyasa verilerine göre TCMB döviz satımını 6.6 milyar dolara indirdi. 脟arşıya, pazara çıktığımızda esnaf kardeşimizin de, evine helal rızık götürmeye çalışan vatandaşımızın da aklında hep aynı soru var: Bu adım bizim cebimizi, tenceremizi, yastık altındaki üç beş kuruşluk birikimimizi nasıl etkiler? Gelin, kahvemizi yudumlarken bu gelişmeyi tane tane konuşalım.
Bizim insanımız döviz hareketlerini sadece ekrandaki yeşil ya da kırmızı rakamlar olarak görmez; dövizin her kıpırdanışı sofradaki ekmeğe, çocuğun okul masrafına, kışlık yakacağa doğrudan temas eder. Merkez Bankası’nın döviz satım tarafında frene basarak bu miktarı 6.6 milyar dolar seviyesine çekmesi, piyasadaki döviz dengesi açısından mühim bir gelişmedir. Bir merkez bankasının piyasaya sağladığı döviz miktarını azaltması, kendi rezervlerini ve döviz dengesini titizlikle yönettiğinin göstergelerinden biridir. Kendi kasasındaki cephaneyi daha temkinli kullanmak isteyen bir duruş sergileniyor.
Peki, Kapalıçarşı鈥檔ın dar sokaklarında, kuyumcu vitrinlerinin önünde bekleyen vatandaş için bu durum ne anlama gelir? Hepimiz biliriz ki Anadolu insanı için güvenli liman her daim altındır. Yastık altındaki çeyrek altın, düğünlerin vazgeçilmezi gram altın bizim kadim tasarruf geleneğimizdir. Ancak içeride gram altın fiyatı hesaplanırken sadece dünyadaki ons fiyatına değil, doğrudan Türk lirası karşısındaki döviz kuruna da bakılır. Merkez Bankası鈥檔ın döviz satışını 6.6 milyar dolara indirmesi, kur tarafındaki dinamiklerin ve piyasa dengesinin hassasiyetle izlendiğini ortaya koyuyor. Kur cephesindeki her sakinleşme ya da dalgalanma, çarşıdaki kuyumcu tabelasına doğrudan yansır.
脟arşı pazarın nabzını tutan biri olarak her zaman söylerim; piyasada paradan bile daha kıymetli olan şey güvendir. Vatandaş yarın ne olacağını bilmek, alın teriyle kazandığı paranın değerini korumak ister. Döviz satımlarının bu seviyeye çekilmesi, piyasa aktörlerine arz ve talep dengesi konusunda yeni mesajlar veriyor. Emeklisinden küçük esnafına kadar herkesin ortak gayesi, elindeki tasarrufun enflasyon karşısında erimemesidir. Merkez Bankası piyasadaki adımlarını gözden geçirirken, piyasa da kendi tabii dengesini arama çabasını sürdürüyor.
Bizler geleneksel olarak zor günler için kenara üç beş kuruş koymayı, tedbiri elden bırakmamayı vazife bilen bir toplumuz. Dövizde yaşanabilecek dalgalanmaların çarşıdaki etiketlere zam olarak yansıması endişesi hepimizin ortak derdidir. TCMB döviz satımını 6.6 milyar dolara indirdi haberi de işte bu yüzden sadece büyük bankacıları ya da finans çevrelerini değil, doğrudan sokaktaki vatandaşın bütçesini ilgilendiriyor. Döviz likiditesindeki bu tür değişimler, piyasalarda taşların yerine oturması için atılan adımların bir parçası olarak okunmalıdır.
Sözün özü sevgili dostlar, ekonomi yalnızca kuru grafiklerden ve soğuk istatistiklerden ibaret değildir; doğrudan mutfağın, emeğin ve çarşının sesidir. Merkez Bankası’nın döviz satışını 6.6 milyar dolara indirmesiyle birlikte önümüzdeki süreçte piyasaların buna nasıl uyum sağlayacağını hep birlikte izleyeceğiz. Yatırım tavsiyesi vermek bizim işimiz değil, haddimiz de değildir; ancak naçizane tavsiyem, böylesi dönemlerde kulaktan dolma dedikodularla değil, aklıselimle ve soğukkanlılıkla hareket etmenizdir. Bereketli kazançlar, huzur dolu günler diliyorum.




