İş Yatırım’ın son yayımladığı TCMB rezerv analizi, piyasalarda göz ardı edilmemesi gereken çok önemli bir gerçeği tekrar önümüze koydu: Yabancı sermaye girişleri hız kazanıyor. Ben Mert Aykut, her zaman olduğu gibi pratik, hızlı ve gerçekçi bir bakış açısıyla bu verileri sizler için yorumluyorum. Merkez Bankası’nın rezerv biriktirme hızı ve yabancı yatırımcının Türk varlıklarına olan ilgisi, döviz kurlarının yönü açısından en kritik belirleyici olmaya devam ediyor. Bu analiz, piyasanın geleceğine dair önemli ipuçları barındırıyor.
Yabancı sermaye girişlerindeki bu hareketlilik, Türkiye’nin kronikleşen dış açık ve makroekonomik dengesizlikleriyle mücadele ettiği bir dönemde adeta can suyu niteliği taşıyor. İş Yatırım analizinde de net bir şekilde vurgulandığı üzere, sıcak para ve portföy girişleri rezervlerin güçlenmesinde başrolü oynuyor. Politik gerilimlerin ve küresel risk iştahının dalgalı seyrettiği bu hassas dönemde, gelen her yabancı sermaye kuru baskılamakta ve TCMB’nin elini ciddi oranda rahatlatmaktadır.
Peki, bu durum canli piyasa ekranına nasıl yansıyor? Anlık verilere baktığımızda USD/TL paritesinin 47,0434 seviyesinde ve %0,20 artışla işlem gördüğünü görüyoruz. Diğer taraftan, EUR/TL %-0,12 düşüşle 53,7187 seviyesinde, GBP/TL ise %-0,04 azalışla 63,0486 seviyesinde dengeleniyor. Döviz kurlarındaki bu yatay ve kontrollü seyir, doğrudan Merkez Bankası’nın rezerv biriktirme stratejisi ve piyasaya sağlanan döviz likiditesiyle son derece yakından ilişkilidir.
İş Yatırım’ın dikkat çektiği yabancı girişleri, sadece kısa vadeli bir rahatlama sunmakla kalmıyor, aynı zamanda TCMB net rezervleri üzerindeki baskıyı da hafifletiyor. Ancak burada sürdürülebilirlik en önemli anahtar kelimedir. Dış açık finansmanında kalıcı ve yapısal bir iyileşme sağlanamadığı sürece, sıcak para ve portföy akımlarına olan bağımlılık kur üzerinde hassasiyet yaratmaya devam edecektir. Bu nedenle, kısa vadeli senaryolarda döviz kurlarındaki kritik destek ve direnç seviyelerini yakından takip etmek gerekiyor.
Küresel piyasalardaki genel risk algısını ve güvenli liman talebini anlamak için altın fiyatlarına da bakmakta büyük fayda var. Şu an itibarıyla ons altın 4.120,54 dolar seviyesinde işlem görürken, yurt içinde gram altın 6.225,55 TL ile %0,12 oranında hafif bir yükseliş kaydediyor. Altın fiyatlarındaki bu küresel seyir, yabancı yatırımcıların gelişmekte olan piyasalara yönelik risk iştahını ve dolayısıyla Türkiye’ye yönelik sermaye akımlarını doğrudan etkileyen faktörler arasında yer alıyor.
Küresel ölçekte DXY (Dolar Endeksi) hareketleri de bu süreçte yakından izlenmelidir. Gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye akımları, büyük ölçüde ABD Merkez Bankası’nın faiz politikaları ve küresel likidite koşullarına bağlıdır. Eğer küresel piyasalarda dolar güç kazanmaya devam ederse, yabancı sermayenin gelişmekte olan piyasalarda kalma süresi kısalabilir. Bu durum, içerideki döviz likiditesi üzerinde yeni bir baskı unsuru oluşturabilir ve rezerv biriktirme sürecini yavaşlatabilir.
Sonuç olarak, İş Yatırım’ın rezerv analizi, yabancı sermaye girişlerinin piyasa istikrarı ve rezerv yönetimi için ne denli kritik olduğunu bir kez daha net bir şekilde kanıtlıyor. Önümüzdeki süreçte DXY endeksi, küresel faiz kararları ve içerideki ekonomi yönetiminin atacağı adımlar döviz kurlarının seyrini belirleyecektir. Her zaman olduğu gibi, seviyeleri net okumak ve spekülasyonlardan uzak durmak en sağlıklı yoldur. Bu analizlerin kesinlikle bir yatırım tavsiyesi olmadığını önemle hatırlatır, piyasayı yakından izlemeye devam edeceğimizi belirtmek isterim.




