Değerli okurlar, bugün piyasalarda yankı uyandıran Selçuk Gönençler’in BIST 100 analizini, merkez bankacılığı ve makroekonomik dengeler penceresinden ele alacağız. Gönençler’in de vurguladığı üzere, sermaye piyasalarında kalıcı bir bahar havasının esmesi için enflasyon verilerinde ikna edici bir gerileme görmemiz şart. Mevcut konjonktürde, USD/TL kurunun 45,3723 seviyelerinde, EUR/TL paritesinin ise 53,4149 bandında seyretmesi, maliyet yönlü baskıların henüz sönümlenmediğini kanıtlıyor. Bu tablo, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) sıkı para politikası duruşunu korumasını zorunlu kılıyor.
Para politikası terminolojisinde sıkça kullandığımız fonlama maliyeti, bankaların likiditeye ulaşmak için katlandıkları bedeli ifade eder. TCMB, politika faizini yüksek tutarak piyasadaki Türk Lirası likiditesini kontrol altında tutmaya çalışıyor. Ancak bu durum, Borsa İstanbul üzerindeki finansman yükünü artırarak şirket kârlılıklarını baskılıyor. Gönençler’in analizinde belirttiği ‘rahatlama zor’ tespiti, tam olarak bu faiz patikası ile doğrudan ilişkilidir. Enflasyonun baz etkisiyle değil, yapısal olarak düşüş trendine girmemesi, faiz indirim döngüsünün ötelenmesine ve dolayısıyla risk iştahının sınırlı kalmasına neden oluyor.
Piyasadaki likidite yönetiminin bir diğer önemli ayağı ise swap işlemleridir. Merkez bankalarının ticari bankalarla yaptığı döviz-TL takasları, piyasadaki efektif faiz oranlarını ve döviz arzını doğrudan etkiler. Güncel verilere baktığımızda, Ons Altın fiyatının 4.720,04 dolar seviyesine yükselmesi ve Gram Altın fiyatının 6.884,23 TL ile rekor tazelemesi, yatırımcıların enflasyondan korunma güdüsüyle güvenli limanlara sığındığını gösteriyor. Borsanın bu alternatif getiri araçlarıyla rekabet edebilmesi için makroekonomik istikrarın tesis edilmesi bir ön koşuldur.
Küresel ölçekte Fed ve ECB’nin izlediği şahin politikalar da gelişmekte olan piyasalar üzerindeki baskıyı canlı tutuyor. Selçuk Gönençler’in BIST 100 için çizdiği çerçeve, sadece teknik bir analiz değil, aynı zamanda bir makroekonomik gerçeklik okumasıdır. Gram Gümüş fiyatındaki %3,12’lik artışla 117,64 TL seviyesine ulaşılması, emtia piyasalarındaki hareketliliğin devam ettiğini kanıtlıyor. Bu durum, sanayi endeksi üzerinde girdi maliyetleri açısından ek bir yük oluştururken, borsa genelinde seçici bir yatırım stratejisini zorunlu kılıyor.
Sonuç olarak, BIST 100 endeksinde kalıcı bir yükseliş ve yatırımcı nezdinde gerçek bir rahatlama için dezenflasyon sürecinin başarıyla yönetilmesi gerekiyor. Cumhuriyet Altını fiyatının 46.272,00 TL seviyesindeki seyri, hanehalkının enflasyon beklentilerinin hala yüksek olduğunu fısıldıyor. TCMB’nin kararlı duruşu ve maliye politikasıyla eşgüdümlü adımlar, orta vadede piyasaların önünü açacaktır. Ancak o güne kadar, Gönençler’in de işaret ettiği gibi, temkinli iyimserlik ve veri odaklı analiz en güvenli liman olmaya devam edecektir.





Leave a comment