Küresel finans piyasalarında gözler bir kez daha Uzak Doğu’ya, özellikle de Japon Yeni’nin (JPY) ABD Doları karşısındaki kırılgan seyrine çevrilmiş durumda. Ben Kemal Hakverir; bugün sizlerle USD/JPY paritesindeki son teknik hareketleri ve Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) masadaki en güçlü kozu olan döviz müdahalesi riskini mercek altına alacağız. Son veriler ışığında, paritenin kritik destek seviyelerinden aldığı tepkiyle yeniden yukarı yönlü bir ivme kazandığını görüyoruz. Bu durum, sadece Japonya için değil, USD/TL kurunun 45,3708 seviyelerinde dengelendiği gelişmekte olan piyasalar için de likidite koşulları açısından büyük önem taşıyor.
Teknik açıdan incelediğimizde, USD/JPY paritesinin önemli bir destek bölgesinden sıçrama yapması, piyasadaki dolar talebinin hala diri olduğunu kanıtlıyor. Ancak bu yükseliş, Japon politika yapıcıları için alarm zillerinin çalması anlamına geliyor. Para politikası perspektifinden bakıldığında, BoJ’un ultra gevşek duruşu ile Fed’in sıkılaşma döngüsü arasındaki makas, swap maliyetleri ve getiri farkları üzerinden Yen üzerinde baskı kurmaya devam ediyor. Japonya Maliye Bakanlığı’nın geçmişteki hamlelerini hatırlarsak, kurun belirli bir psikolojik sınırı aşması durumunda doğrudan piyasaya girerek Yen alımı yapması şaşırtıcı olmayacaktır.
Peki, bu müdahale riski neden bu kadar kritik? Merkez Bankaları, para birimlerindeki aşırı oynaklığı dizginlemek için döviz rezervlerini kullanarak piyasaya likidite sağlar veya çekerler. Japonya durumunda, Yen’in aşırı değer kaybı ithalat maliyetlerini artırarak enflasyonu körüklüyor. Bu noktada fonlama maliyeti ve carry trade pozisyonlarının tasfiyesi, küresel risk iştahını doğrudan etkileyebilir. Eğer BoJ müdahale ederse, bu durum ons altının 4.747,49 dolar seviyelerindeki seyrinden gram altının 6.924,24 TL’lik rekorlarına kadar geniş bir yelpazede volatilite artışına neden olabilir.
Makroekonomik etkiler açısından, Japon Yeni’nin dünyadaki en büyük fonlama para birimlerinden biri olduğunu unutmamak gerekir. Yen’deki ani bir güçlenme, yatırımcıların düşük faizli Yen borçlanıp yüksek getirili varlıklara yöneldiği stratejileri sarsabilir. Bu senaryoda, gelişmekte olan piyasalardan sermaye çıkışı yaşanması muhtemeldir. Bugün itibarıyla EUR/TL 53,4850 ve GBP/TL 61,8608 seviyelerinde işlem görürken, küresel döviz piyasalarındaki bu tür sarsıntılar yerel kurlarımız üzerinde de dolaylı bir baskı unsuru oluşturmaktadır.
Sonuç olarak, USD/JPY paritesindeki toparlanma, teknik bir düzeltmeden ziyade faiz patikası farklılıklarının bir yansımasıdır. Japon yetkililerin sözlü yönlendirmeleri şimdilik piyasayı sakinleştirmeye yetse de, somut bir müdahale gelmediği sürece paritedeki yukarı yönlü iştahın devam etmesi beklenebilir. Yatırımcıların, BoJ’un operasyonel adımlarını ve Fed’in gelecek dönem projeksiyonlarını eş zamanlı takip etmesi, portföy yönetimi açısından hayati önem taşımaktadır. Unutulmamalıdır ki; döviz piyasalarında denge, sadece rakamlarla değil, merkez bankalarının kredibilitesi ile kurulur.





Leave a comment